ÇOCUKLUKTAN KALAN BAŞLANGIÇ HİSSİ
Belki de eylülün üzerimizde bu kadar güçlü bir etkisi olmasının nedeni, çocukluğumuzdan beri onu yeni bir dönemin başlangıcı olarak tanımamızdır. Yeni defterler, yeni kalemler, hazırlanmış çantalar... Okulun ilk günü yaklaşırken hissedilen o hafif heyecan. Yıllar geçse de bu duygu tamamen kaybolmuyor. Artık okul alışverişi yapmıyor olabiliriz ama eylül geldiğinde yine hayatımızı düzenleme ihtiyacı hissediyoruz. Çalışma masamızı toparlıyor, yeni planlar yapıyor, ertelediğimiz işlere dönüyor ve kendimize yeni hedefler belirliyoruz. Belki de bu nedenle Eylül ayında moda bize yalnızca giyinmeyi değil, yeni bir döneme hazırlanmayı da hatırlatıyor. Bir kıyafet bazen yalnızca o gün ne giyeceğimize cevap vermez. Nasıl bir enerjiyle geri dönmek istediğimizi de anlatır.
VİTRİNLER DEĞİŞİRKEN
Eylül ayında vitrinlere bakmayı severim. Çünkü henüz mevsim tam olarak değişmemiştir. Dışarıda yazdan kalan bir sıcaklık vardır ama vitrinlerde sonbaharın ilk işaretleri görünmeye başlamıştır. İki mevsim kısa bir süre için yan yana durur. Bence eylülün en güzel tarafı da bu kararsızlığıdır. Bizi bir anda başka bir mevsime götürmez. Geçiş yapmamız için zaman tanır. Sabah serinliğinde sonbaharı, öğleden sonra güneşinde yazı hissettirir. Moda da bu aralıkta daha özgür bir dil kurar. Henüz hiçbir şey tamamen kesinleşmemiştir. Yazdan kalan parçalarla yeni sezonun havası bir araya gelir. Farklı dönemler, farklı alışkanlıklar ve farklı ruh halleri aynı görünüm içinde buluşabilir. Eylül, modanın en doğal hallerinden biridir, çünkü değişimi acele ettirmeden gösterir.
YENİ BİR BAŞLANGICIN GÖRÜNÜR HALİ
Her yeni sezonda tamamen başka biri olmamız gerekmiyor. Zaten eylülün verdiği yenilenme hissi de büyük ve gösterişli değişimlerden gelmiyor. Bazen yalnızca yeniden hazırlanmak, hayatın içine daha istekli karışmak ve kendi ritmimizi bulmak yeterli oluyor. Belki yenilenen yalnızca vitrinler değildir. Biz de yazın bıraktığımız yerden hayatımıza döner, kendimize yeni bir düzen kurarız. Moda ise bütün bu değişimin en görünür haline dönüşür. Çünkü bazı başlangıçlar takvimde yazmaz. Bir sabah havadaki serinlikle, kalabalıklaşan sokaklarla ve şehirde yeniden hızlanan adımlarla kendini hissettirir. Ocak bize yeni bir yıl sözü verir. Eylül ise gerçekten yeniden başladığımızı hissettirir.
😇