Selin Irmak Kaçmaz şimdi tam zamanı: Evde konserve yaparken bunlara dikkat edin
Sonbaharın gelmesiyle mutfaklarda kış hazırlıkları başlarken, usulüne uygun yapılmayan ev konserveleri ciddi hayati riskler barındırıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aytaç Karadağ, doğada yaygın bulunan Clostridium botulinum bakterisinin yol açtığı botulizm zehirlenmesine karşı hayati uyarılarda bulunuyor.
Kokusundan veya tadından anlaşılamıyor
Gıdadaki bakteri varlığı koklayarak, tadarak ya da bakarak anlaşılamaz. Ürün lezzetli ve normal görünse bile toksin üretebilir. Özellikle taze fasulye, bezelye, patlıcan, et ve tavuk gibi düşük asitli gıdalar (pH 4.6 üstü) bakteri için ideal ortamı sunar.
Tencerede kaynatmak yeterli değil
Bakterinin ürettiği toksin 80–85 derecede yok olsa da dirençli 'spor' yapısı ancak 121 derece sıcaklıkta ölür. Açık tencerede su en fazla 100 dereceye çıktığından sporlar canlı kalır. Bu nedenle düşük asitli gıdalar mutlaka düdüklü tencerede hazırlanmalıdır.
Güvenli konserve için altın kurallar
Düdüklü tencere şart: Düşük asitli sebzeler düdüklü tencerede en az 20-30 dakika pişirilmelidir.
Sıfır kapak kullanın: Eski kapaklar hava sızdırabilir.
Ters çevirmeyin: Kavanozları ters çevirmek kapak contasının kimyasal yapısını bozabilir veya sızıntıya neden olabilir. Düz şekilde soğumaya bırakılmalıdır.
Bombeli kapakları atın: Kapağı şişmiş kavanozlar kesinlikle tüketilmeden atılmalıdır.
Pişmiş yemeği konserve yapmayın: Sıcak yemeği kavanoza koyup vakumlamak gıdayı sterilize etmez; oda sıcaklığında üremeye sebep olur. 1 yaşından küçük bebeklere de ev konservesi verilmemelidir.
Kritik belirtiler nelerdir?
Tüketimden 12-36 saat sonra yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen bir felç tablosu gelişebilir: Çift görme, göz kapağı düşmesi, ağız kuruluğu, yutkunma güçlüğü, kol ve bacaklarda halsizlik ve son aşamada solunum kaslarının felci. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalı ve özel antitoksin tedavisi başlatılmalıdır.
En güvenli saklama yönteminin şok haşlama (blanching) yapılarak dondurucuya kaldırmak olduğunu vurgulayan Aytaç Karadağ, doğal beslenirken bilimsel kurallardan sapılmaması gerektiğinin altını çiziyor.