MİNİMAL GİRİŞİMSEL BİR YÖNTEM
Algoloji, yani ağrı tıbbı, kronik ağrıların tanı ve tedavisiyle ilgilenen bir tıp branşı. Bel fıtığı nedeniyle uzun süredir ağrı çeken ancak cerrahi sınırda olmayan hastalar için bu branş, ameliyatsız seçeneklerin değerlendirildiği önemli bir alan haline geldi. Nükleoplasti de bu seçeneklerin başında geliyor. Bu işlem tamamen minimal girişimsel bir teknik. Yani klasik ameliyatlarla karşılaştırıldığında çok daha az müdahale içeriyor ve hastaların günlük yaşamlarını aksatmadan uygulanabiliyor.
BIÇAKSIZ, KESİKSİZ, NARKOZSUZ
Nükleoplastinin en dikkat çeken yönlerinden biri, ciltte herhangi bir kesi açılmadan uygulanmasıdır. Halk arasında “bıçaksız teknik” olarak anılması da bu yüzden. İşlem sırasında kullanılan iğne kalınlığındaki özel cihazlar sayesinde, ciltte gözle görülür bir kesi oluşmuyor. Ayrıca işlem genellikle narkoz gerektirmiyor. Çoğu hastada yalnızca lokal anestezi yeterli oluyor. Bu durum özellikle anestezi riskinden çekinen kişiler için önemli bir avantaj sağlıyor.
HASTA AYNI GÜN TABURCU EDİLİYOR
Nükleoplasti işleminin bir diğer öne çıkan özelliği, günübirlik yapılabilmesi. Hastalar sabah hastaneye gelip değerlendirmelerden geçtikten sonra işlem uygulanıyor ve çoğu hasta aynı gün taburcu edilerek evine dönebiliyor. Bu da iş gücü kaybını azaltıyor, hastaların sosyal hayatını minimum düzeyde etkiliyor.
AMAÇ SİNİR BASKISINI AZALTMAK
Bel fıtığında temel sorun, omurlar arasındaki diskin taşarak sinirlere baskı yapması. Nükleoplasti, bu baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor. Özel bir teknoloji kullanılarak diskin iç kısmındaki doku hacmi azaltılıyor, böylece sinirin üzerindeki basının hafiflemesine katkıda bulunuluyor. İşlem sırasında hastanın bilinci açık olduğundan, doktor ile iletişim halinde olmak mümkün oluyor.