ABD, İRAN ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTTIRMAK İSTİYOR
Yemen'deki çatışmalar, halihazırda İran ile gerilim içinde olan ABD için de kritik bir öneme sahip.Husilerinİran tarafından desteklendiği biliniyor ve bu güçlerin Kızıldeniz'deki gemi trafiğini tehdit etmesi, Hürmüz Boğazı'nın da kapalı olması nedeniyle ABD ve dünyanın geri kalanı için enerji tedariki başta olmak üzere birçok alanda aksamalara yol açıyor.
Şubat ayında başlayan ABD-İran savaşından bu yana, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olan Suudi Arabistan, İran'ın fiilen abluka altına aldığı Hürmüz Boğazı'nı baypas etmek için Kızıldeniz rotasına yönelmiş durumda olsa da bu bölgede deHusilerinvarlık göstermesi petrol fiyatlarını ciddi şekilde tırmandırmış durumda.
Analistlere göre İran'ın küresel ekonomiyi sekteye uğratması ve Amerika Birleşik Devletleri'nde benzin fiyatlarını tırmandırması, Trump üzerinde baskı kurmasının en etkili yolları arasında yer alıyor.
Alıntı Metni
SUUDİ ARABİSTAN, TEHDİT ALGISINI SONLANDIRMAK İSTİYOR
Birleşmiş Milletler öncülüğündeki ateşkesten önceki süreçte Suudi Arabistan,Husilerinidare ettiği bölgelere şiddetli hava saldırıları düzenliyordu. Bu bölgeye uygulanan abluka bombardımanla birleşinceHusilerinkontrolündeki alanda hastalık, açlık ve çeşitli gerekçelerle aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Ancak bombardımanHusidirenişini kırmaya yetmedi ve Suudi Arabistan bu yaklaşım tarzını değiştirmek zorunda kaldı. 2022'den itibarenHusilerimüzakerelerle kontrol altında tutmaya çalışan Suudiler; krallığın güney sınırında sükuneti sağlamayı veHusilerile İran arasındaki bağı koparmayı umuyordu. Yeniden başlayacak bir çatışma ortamı, Veliaht Prens'in Suudi Arabistan'ı küresel bir iş ve turizm merkezine dönüştürme yönündeki iddialı hedeflerini riske atabilirdi.
2030 yılında büyük bir fuara, 2034 yılında ise Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanan Riyad, bu organizasyonlara olası bir askerî gerilimin gölge düşürmesini istemiyor. Uzmanlara göre iki taraf arasındaki diplomatik kanallar da tıkanmış durumda.TheNew York Times gazetesine konuşan veChathamHouse'daYemen üzerine çalışmalar yapanFareaAl-Muslimi, barış ortamına olan inancın azaldığını ifade ederek "SuudilerinHusilerlebarışınimkansızolduğuna dair giderek artan bir inancı var. Onları parayla ikna etmeye çalışıyorlar, bombalıyorlar ya da diplomatik yolları deniyorlar. Ama bunların hiçbiri işe yaramadı" dedi.
Yemen'de yeniden tırmanan çatışmaların ne kadar ileri gideceği ve nasıl sonuçlar doğuracağı halihazırda bilinmiyor. Ancak uzmanlar, gerilimin sürmesi halinde tablonun daha da kanlı bir hal alacağı konusunda hemfikir. Yaşanacakların sadece Yemen'i kapsamadığını vurgulayan analistler, tüm Orta Doğu'da oluşan yeni şartlar altında petrol tedarikinin de riske girmesiyle krizin tüm dünyayı etkileyebileceğini ifade ediyor.