Yapay zekâ gündeminin de kendisi kadar hızlı değişimine şahit oluyoruz. Şu sıralar bir eşik aşılıyor; kabiliyet ve işlem gücü anlamında sıçrama yapmaya hazırlanan yapay zekânın neye dönüşeceği merak konusuyken işler hafif hafif kontrolümüzden çıkmaya da başlıyor. Üç hafta önce şimdiye kadar iyimserliğiyle bilinen Bill Gates’in uyarı dolu açıklamaları gündeme damga vurmuştu ve etkileri halen devam ediyor. ChatGPT ve Claude’un yeni çıkan gelişmiş sürümleri profesyonel kullanıcıları etkilemeye başladı ancak küresel siber güvenlikle ilgili gerçek endişeler de gündeme taşındı. İki ay önce OpenAI test denemesi sırasında internete sızmayı başaran ajanlarını hatırlarsınız, Hugging Face isimli şirketin veritabanına girmişlerdi. Şimdiyse OpenAI’daki yapay zekâların gizlice işlediği yeni bir vukuat daha keşfedildi, öncekinden daha da örgütlü bir şekilde üstelik...
‘2020’ler bitmeden...’
Hafta başında yapay zekâ kanadındaki bu gelişmeleri gündeme almaya karar vermiştik. İki gün sonra Anthropic’te de bir skandal yaşandı. Araştırmacı Jacob Coxon “Yapay zekânın 2020’lerin sonuna kadar insanlığı yok edebileceği” açıklamasının ardından Claude için çalışmalar yaptığı görevinden çarşamba günü istifa etti. Olayların ayrıntılarına geçmeden evvel, The Atlantic’te rastladığım anlamlı bir analojiye yer vermek istiyorum: “Misal, Boeing 6 kanatlı bir uçak yapsa, testlerini bitirmeden ve onay almadan insanları kıtalar ötesine uçurabilir miydi? Pfizer tüm hastalıklara iyi gelecek formülleri tek bir hapın içine sığdırdığını duyursa, yıllarca ve binlerce defa test edilmeden eczanelere gelebilir miydi? Peki, siz henüz emin olmadan o uçakla uçar mıydınız, o hapı alır mıydınız?” İşte yapay zekânın bugünkü durumu...
Sözü dolandırmaya lüzum yok; yapay zekâ şirketlerinin politikalarında müşterek bir değişime gidilmez, devletler düzeyinde kontrol sağlanmazsa... Başlıktaki cümlenin medeniyetimizin son sözleri olması ihtimaller dahilinde.