Türkçe slogan
Otelin 300 dönümlük dev golf sahasında konumlanan 18 farklı delikte Türk markalarının aktivasyon alanları kurup Türk kültürünü tanıttıklarını gördüm.
Karaca standında golfçüler Türk kahvelerini yudumlarken, Hafız Mustafa 1864’ün standında ise Türk baklavalarını tattılar.
Bir diğer delikteki Atelier Rebul standında kolonya ikramıyla dinlenip tazelenirken, Türk koku kültürünü tanıdılar.
İşte tam da bu alanların birinde, Beşiktaş’ın efsanevi oyuncularından Les Ferdinand ile karşılaştım.
Yıllara meydan okuyan 60 yaşındaki oyuncuyu oldukça fit gördüm. 1988 yılında Beşiktaş’ta forma giyen Ferdinand, “En çok Ortaköy’ü özledim. Türk mutfağını da halen tercih ediyor ve dünyanın farklı köşelerinde tadıyorum” dedi.
Sohbetimizi Türkçe olarak “En büyük Beşiktaş, başka büyük yok!” sözleriyle tamamladı.
Gün sonunda ise birinci olan Sam Burke ile dereceye giren oyunculara plaket ve hediyeleri yemek eşliğinde sunuldu.
250 milyar dolarlık güç
THY’nin düzenlediği bu turnuvaların Türkiye’nin tanıtımına katkısını anlamak için golf dünyası ekosistemini de anlamak lazım.
Eğitim, kulüp üyelikleri ve oyun ekipmanlarının pahalılığı sebebiyle, golf üzerinden yapılan her iletişimde A seviye gelir grubu bir kitleye erişildiği bilinen bir gerçek. İşin bilinmeyen tarafı ise bunun zannedildiği gibi kısıtlı bir zümre olmadığı.
Global golf otoritelerinden The R&A Vakfı verilerine göre; dünyada 200 ülkede, 38 bin golf sahasında, 108 milyon kişi golf oynamakta. Bu kitlenin sağladığı ekonomi ise yılda 250 milyar dolar.
THY bu turnuvalarla Türkiye tanıtımını işte böylesine büyük ve güçlü bir kitleye direkt yapmakta. Yani aynen golfteki gibi: Nokta atışı.