Bir amfide yüzlerce öğrenciye ders anlatıyor.
Ama bunların hiçbiri, eve döndüğünde onu şiddetten koruyan görünmez bir zırha dönüşmüyor.
Dahası, yüksek statülü bu kadınlar yaşadıkları şiddetin yanında bir de “Benim başıma nasıl gelir?” utancıyla da mücadele ediyor.
Anlatamıyor.
Yardım isteyemiyor.
Üstelik mesele sadece evde yaşanan fiziksel ya da psikolojik şiddet de değil.
Kadın akademisyenler özelinde yapılan araştırmalar işyerindeki mobing ve cinsiyet temelli şiddetin de ciddi bir sorun olduğunu gösteriyor.
Seda Sayan, aynı konuşmasının sonunda şöyle diyor:
“Onlar utanmamalı. Bunu yapan utanmalı.”
Müthiş doğru.
Profesör de olsa, ev kadını da...
Zengin de olsa, yoksul da...
Utancı mağdurun omuzlarından alıp, ait olduğu yere koyduğumuz gün...
“Zihniyet değişimi” işte burada başlayacak.😉