Türk bilim insanlarından çarpıcı araştırma: Kahkaha terapisi, kronik ciğer hastalıklarına çözüm olabilir
Yapılan yeni bir araştırma, kronik akciğer hastalığı olan kişilerin, iki aylık kahkaha terapisinin ardından daha rahat nefes aldığını gösterdi. Umut verici sonuçların, düşük maliyetli bu tedavi seçeneğine ilişkin yeni araştırmaların önünü açabileceği belirtiliyor.
Dünya genelinde başlıca engellilik ve ölüm nedenlerinden biri olan kronik obstrüktif akciğer hastalığında (KOAH), nefes verirken hava tamamen dışarı atılamıyor ve akciğerlerde hapsoluyor. Bu hastalıktan etkilenen milyonlarca kişi, basit günlük faaliyetler sırasında bile nefes darlığı yaşayabiliyor.
Doktorlar KOAH’ı bronkodilatörler ve kortikosteroidler gibi ilaçlarla tedavi ediyor; ayrıca özel nefes egzersizleri önerebiliyor. Bunlar arasında, hastaların burundan nefes alıp dudaklarını büzerek yavaşça nefes verdiği egzersiz de bulunuyor. Bu teknik, hafif bir basınç oluşturarak akciğerlerde sıkışan havanın bir bölümünün dışarı atılmasına yardımcı oluyor. Ancak KOAH hastalarının çoğu zaman içinde bakım için başkalarına giderek daha bağımlı hale geliyor ve yaşam kaliteleri düşüyor.
New Scientist'te yer alan habere göre, Ankara’daki Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’nde görev yapan Goncagül Aldan, kahkaha terapisinin diyabet, böbrek yetmezliği ve kanser hastalarında umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu gösteren araştırmaları incelemişti. Aldan, bu terapinin KOAH hastalarına da hem fiziksel hem psikolojik açıdan yardımcı olabileceğini düşündü.
Aldan ve meslektaşları bunu araştırmak için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde KOAH tedavisi gören 63 kişiyi çalışmaya dahil ederek 21’er kişilik üç gruba ayırdı. Randomize kontrollü araştırmada tüm katılımcılar ilaçlarını kullanmayı sürdürdü. Gruplardan biri ayrıca büzük dudak solunumu egzersizleri yaparken, diğer gruba kahkaha terapisi uygulandı. Kontrol grubundaki katılımcılar ise bu iki uygulamadan hiçbirini yapmadı.
Nasıl uygulanıyor?
Kahkaha terapisi, mizaha verilen basit tepkilerden farklı, yerleşik bir programdan oluşuyor. Programda motosiklet çalıştırma veya aslan kükremesi taklidi gibi eğlenceli egzersizler, sesler eşliğinde ritmik alkışlar ve sakin nefes alıp gülümsemeye dayalı gevşeme çalışmaları yer alıyor. Katılımcılara yüz yüze seanslarda kahkaha terapistleri tarafından eğitim verildi; ardından teknikleri haftada üç kez, 30’ar dakika kendi başlarına uygulamaları istendi.
Sekiz haftanın sonunda kahkaha terapisi ve büzük dudak solunumu gruplarındaki katılımcıların, kontrol grubundakilere kıyasla daha az nefes alma güçlüğü yaşadığı ve genel sağlık durumlarının daha iyi olduğu görüldü. Aldan, bu etkilerin araştırmanın tamamlanmasından bir ay sonra da devam ettiğini söyledi. Buna rağmen terapiler, katılımcıların bakıcılardan aldıkları günlük yardımın düzeyini değiştirmedi. Aldan ve meslektaşları, büzük dudak solunumu ile kahkaha terapisinin etkilerini doğrudan karşılaştırmadı. Araştırmanın sonuçları bugün İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen Avrupa Solunum Derneği Kongresi’nde açıklanacak.
Kahkaha terapisinin nasıl etki gösterdiğinin daha fazla araştırmayla netleşebileceğini belirten Aldan; yöntemin solunum kaslarını çalıştırabileceğini, daha derin nefes vermeyi ve lenf akışını destekleyebileceğini, endorfin salgılanmasını tetikleyebileceğini ve stres hormonu düzeylerini düşürebileceğini düşünüyor.
Yalnızca "gülmekten" ibaret değil
Ancak Aldan, kahkaha terapisinin komik bir sosyal medya videosuna verilen tepki gibi yoğun veya yönlendirilmemiş kahkahalardan farklı olduğunu vurguladı. Bu tür kahkahalar, akut hava yolu çökmesi veya aşırı efor gibi olumsuz etkilere yol açabiliyor. Aldan, “Kahkaha terapisi yalnızca ‘gülmekten’ ibaret değildir. Akciğerleri ve vücudu kahkahaya hazırlamak için derin nefes egzersizleri ile ritmik ısınma hareketlerini doğal biçimde içeren yapılandırılmış bir protokoldür” dedi.
Araştırmada yer almayan, İspanya’nın Barcelona kentindeki Vall d’Hebron Üniversite Hastanesi’nden Marc Miravitlles, “Bu, küçük çaplı ancak iyi yürütülmüş bir çalışma” dedi. Miravitlles, “Hastaların daha rahat nefes alabildiğini ve genel olarak kendilerini daha iyi hissettiğini gösteren bu sonuçlar umut verici. Kahkaha terapisi basit ve düşük maliyetli; dolayısıyla dünyanın her yerinde herkes tarafından uygulanabilir. Bu alanda yapılacak yeni araştırmaları bekliyoruz” ifadelerini kullandı.