GUATEMALA'DA YOLLAR KAPATILDI
Krizin etkileri Latin Amerika'ya da ulaştı. Guatemala'da kamyon şoförleri ve diğer protestocular bazı kara yollarını kapattı. Yerli gruplar ve ulaşım çalışanları da başkentte yürüyüş düzenleyerek hükümetten müdahale talep etti.
Ülke Kongresi'nde akaryakıt fiyatlarının yıl sonuna kadar sınırlandırılmasını öngören bir düzenleme değerlendiriliyor. Plan kapsamında fiyatların belirlenen tavanı aşması halinde aradaki farkın devlet desteğiyle karşılanması gündemde.
AVRUPA'DA DA TANSİYON YÜKSELDİ
Akaryakıt fiyatlarına yönelik tepkiler Avrupa'da da kendisini gösterdi. Portekiz'de sürücüler araçlarıyla yavaş ilerleme eylemleri düzenlerken Espinho'daki göstericiler Başbakan Luís Montenegro'nun evine doğru yürüdü.
Hükümet, yük taşımacılığı yapan şirketler, taksiciler, itfaiyeciler ve sosyal sektör için destek tedbirleri açıkladı.
FRANSA'DA BALIKÇILAR AKARYAKIT DEPOSUNU ABLUKAYA ALDI
Fransa'nın güneyinde ise yaklaşık 50 balıkçı, Fos-sur-Mer'deki büyük bir akaryakıt deposunun girişini kapattı. Protestocular ile polis arasında kısa süreli arbede yaşandı.
Yerel yönetim, balıkçılık sektörünün ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu ve merkezi hükümetten güçlü bir müdahale beklendiğini açıkladı
HÜKÜMETLER İKİ SEÇENEK ARASINDA KALDI
Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalması halinde krizin daha geniş bir ekonomik soruna dönüşebileceğine dikkat çekiliyor. Dizel; kamyonlardan otobüslere, balıkçı teknelerinden tarım makinelerine ve fabrikalara kadar ekonominin birçok alanında kullanılıyor. Bu nedenle akaryakıttaki yükseliş kısa sürede gıda, ulaşım ve diğer temel ihtiyaçların fiyatlarına yansıyabiliyor.
Hükümetlerin önünde ise zorlu iki seçenek bulunuyor. Sübvansiyon, vergi indirimi veya fiyat tavanlarıyla tüketiciyi korumak kamu maliyesinin yükünü artırırken, fiyat artışlarını doğrudan vatandaşa yansıtmak enflasyonu ve toplumsal tepkiyi büyütebiliyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş böylece küresel bir enerji krizinden hayat pahalılığı sorununa dönüşüyor.