ERDOĞAN ŞÖYLE DESE HAKSIZ OLUR MU
YENİ Parti’nin ismi nedeniyle başı belada.
Çünkü YENİLİK Partisi diye bir parti var ve bu parti haklı olarak YENİ Parti ismine itiraz ediyor.
Şimdi Erdoğan çıksa ve şöyle dese:
“Bunlar daha partilerine bir isim koymayı bile beceremiyorlar. Ülkeyi nasıl yönetecekler? Bunlara ülke yönetimi teslim edilir mi?”
Elini vicdanına koy da söyle.
Erdoğan çıksa ve böyle dese haksız olur mu?
NEDEN AK PARTİ’YE GEÇİYORLAR
NE zaman içlerinden biri AK Parti’ye geçse... YENİ Parti, hep aynı şablonu kullanıyor.
Şöyle bir şablon:
- Tehdit edildiler.
- Hapisten korktular.
- Partiyi sattılar.
Peki geçenler ne diyorlar? Geçişlerini nasıl izah ediyorlar?
Merak ettim.
Üsküdar Belediyesi’nde AK Parti’ye geçen dört meclis üyesinin açıklamalarına şöyle bir baktım.
İşte Hüseyin Kazan, Ayhan Aydın, Tahsin Usta ve Ahmet Başbaydar’ın açıklamalarının ortak noktaları:
- “Tehdit falan yok, kendi rızamızla geçtik” diyorlar.
- Belediyenin danışmanlar tarafından yönetildiğini vurguluyorlar.
- Kararların arka odalarda alındığını öne sürüyorlar.
- Kendilerine asla kulak verilmediğini belirtiyorlar.
- Dedikodulardan ve hizipçilikten illallah ettiklerini ifade ediyorlar.
- Şaibelerden, rüşvet iddialarından bıktıklarını söylüyorlar.
Mesela Tahsin Usta.
“AK Parti’ye geçti, başkan yardımcısı yapıldı” deniliyor.
Oysa adam, Sinem Dedetaş döneminde de başkan yardımcılığı yapmış.
Neyse...
AK Parti’ye geçenlere ağız dolusu sövmelere doyamayanların, biraz da aynaya bakıp...
Şu müthiş iletişimsizliğin, şu muazzam koordinasyonsuzluğun, şu apaçık küstürmelerin, şu süper idaresizliğin özeleştirisini vermeleri gerekir.
Ahmet Başbaydar - Ayhan Aydın - Hüseyin Kazan - Tahsin Usta