"BİZ SADECE YÜK HAYVANIYDIK"
Kuzey Kore’nin iş gücü ihracatının da rejimin önemli gelir kaynaklarından biri haline geldiği belirtildi.
Rusya’ya gönderilen bazı Kuzey Korelilerin öğrenci vizesi aldığı ancak eğitim kurumlarına hiç gitmediği ortaya çıktı. İşçilerin konteynerlerde veya tamamlanmamış binalarda kaldığı, günde yaklaşık 14 saat çalıştırıldığı ve son derece sınırlı izin kullandığı aktarıldı.
Rusya’daki bazı iş ilanlarında Kuzey Koreli işçiler için uzun çalışma saatleri açıkça duyuruldu. Bir ilanda, “Disiplini garanti ediyoruz: Çalışanlar kesinlikle programa göre çalışır, sigara molası vermez veya devamsızlık yapmaz” ifadeleri yer aldı.
Bazı işçilerin yılda yalnızca iki gün izin yaptığı belirtildi.
Kuzey Koreli işçilerin en büyük şikayetlerinden birinin ise aileleriyle iletişim kuramamaları olduğu aktarıldı. Özellikle Özbekistan, Kırgızistan ve Ermenistan’dan gelen işçilerin aileleriyle özgürce telefonla konuşabilmesi, Kuzey Koreliler için ağır bir eşitsizlik oluşturdu.
Bir işçi yaşadıklarını, “Biz sadece yük hayvanıydık” sözleriyle anlattı.
KÖMÜR VE MADENLERDE ZORLA ÇALIŞTIRMA
Kuzey Kore’nin gelir kaynaklarından biri de doğal kaynakları oldu.
Birleşmiş Milletler yaptırımlarına rağmen Kuzey Kore kömürünün Çin’e gönderilmeye devam ettiği belirtildi. Uydu görüntülerinin Çin’in Kuzey Kore’den kömür ithalatını sürdürdüğünü gösterdiği aktarıldı.
Kömürün önemli bölümünün ülkenin kuzey ve orta kesimlerindeki madenlerde zorla çalıştırılan işçiler tarafından çıkarıldığı bildirildi.
Demir cevheri madenlerinde de benzer koşulların yaşandığı belirtildi. İşçilerin uzun süre yer altında çalıştığı, üretim kotalarının artırıldığı ve bazı madenlerde patlamalar meydana geldiği aktarıldı.
Bir Kuzey Koreli, ülkeden çıkan madenlerin ağır çalışma koşulları nedeniyle “kanla lekelenmiş” olduğunu söyledi.🤫