Kahvaltının ‘hassas’ dengeleri
“Türk insanının en hassas olduğu öğün hangisi” diye sorsalar çoğumuzun cevabı kahvaltı olur. Özellikle hafta sonu kahvaltısı söz konusu olduğunda iş değişiyor. Masa kalabalık olacak, çay eksilmeyecek, sıcaklar sıcak gelecek, sohbet uzayacak.
Kahvaltı bizde yalnızca günün ilk öğünü değil; aileyi, arkadaşları, bazen bütün bir pazar gününü etrafında toplayan küçük bir ritüel.
Ethem Efendi Kahvaltı’nın dört şubeye ulaşmasının sırrı da sanırım burada. Marka yeni bir kahvaltı kültürü icat etmiyor; tam tersine bizim zaten nasıl kahvaltı etmek istediğimizi çok iyi okuyup bunu sistemli bir işletme modeline dönüştürüyor. Hikâyenin arkasında Dilek Çiftçi var. İlk Ethem Efendi, 2018’de Erenköy’de tarihi bir köşkte açılıyor. Ardından Bağdat Caddesi ve Ataşehir geliyor. Dördüncü şubeyse bu yıl Etiler’de açılmış; böylece marka ilk kez Avrupa Yakası’na geçmiş.
Burada özellikle ilgimi çeken şey kahvaltının nasıl kurgulandığı. Çünkü günün ilk öğününde toleransımızın en düşük olduğu konulardan biri beklemek. Aç gelmişsiniz, çayınızı henüz içmemişsiniz; yarım saat boyunca tabakların masaya gelmesini istemiyorsunuz. Burada servis gerçekten hızlı. Üstelik kahvaltıya yetişemedim meselesi de yok; saat 17.00’ye kadar devam ediyor.😳