YİYECEK VE SU SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜYOR
Yaklaşık 1 yıl sürecek böylesine zorlu bir yarışta yelkenciler nasıl beslenecekler? Su stokları nasıl olacak?
Bu yarışta yelkenciler yol boyunca alışveriş veya ikmal yapamıyor. Başlangıçta 8–10 aylık yiyecek ve içeceklerini tekneye yüklemek zorundalar. Başka bir tekneden su veya yiyecek almak “dış yardım” sayılıyor ve yarış dışı kalıyorlar.
Su sistemi şöyle:
En az 260 litre içme suyu, buna ek olarak en az 100 litre içilebilir sıvı; mühürlü kapta 9 litre acil durum suyu; can salına götürülecek çantada ayrıca 3 litre su...
Ve yağmur suyunu toplayabilecek oluk, tente veya benzeri bir düzenek...
NÖBET DE VARDİYA DA SİZDE
Denizcilikte bir kural vardır: “Tek başına denize çıkılmaz.”
Ama işte bu yarış bu kuralları aşıyor. Düşünsenize; gece gündüz gidiyorsunuz. Siz uyurken yine gidiyorsunuz. Üstelik ne radar var ne de bir başka uyarı sistemi...
4-YARDIMSEVER SELİM KAPTAN
Hatırlayacaksınız. Geçen yıl bu yarışa başvurduğunda Selim Kaptan’ı anlatmıştım.
Prof. Dr. Selim Yalçın ABD’de çeşitli üniversite ve hastanelerde çocuk ortopedisi üzerine çalıştıktan sonra Türkiye’ye geliyor.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ilk çocuk ortopedi ve rehabilitasyon kliniğini kuruyor. Ülkemizde sıkça görülen ‘spina bifida’ ve ‘serebral palsi’ konularında hekim ve hasta ailelerini bilgilendiren kitaplar ve CD filmleri hazırlıyor.
Anadolu’nun çeşitli yerlerini gezerek, 11 ilde çocuk doktorlarına pediatrik ortopedi kursları düzenliyor. Serebral palsi hastası çocuklar için ‘yardım ve yürüme analizi’ kitaplarını yayınlıyor.
Selim Kaptan’ın yaptıklarını buraya sığdırmam mümkün değil.
İşte böylesine yardımsever bir kaptanımız, şimdi dünyanın en zorlu yarışında dümen tutuyor.
Gönlümüz, aklımız o ve diğer yarışmacılarda.
Rüzgârları kolayına olsun..