“YAZI KİMLERE GİTTİ
Yazı, sadece ASO’ya sunulmakla kalmadı. TBMM ve Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileri, Dışişleri Bakanlığı ve AB Başkanlığı, Ticaret Bakanlığı, TOBB ve ilgili Sanayi/Ticaret Odaları başkanlıklarına da iletildi.
2001’DE NEDEN BAŞVURMADIK
Yazıdaki hukuki değerlendirme, eleştiri ve öneriler bakın şöyle: “Türkiye-AB ilişkisi siyasi lütuf değil; Ankara Anlaşması, Katma Protokol ve Ortaklık hukukuna dayanan bir rejim. Katma Protokol’ün 41/1. maddesindeki standstill, yeni kısıtlama getirilmesini yasaklıyor. AB Adalet Divanı’nın Soysal kararı da belirli Türk hizmet sunucuları bakımından sonradan getirilen vize yükümlülüklerinin hukuka aykırı olabileceğini ortaya koydu. Fakat yazının en çarpıcı bölümü Brüksel’e değil, Ankara’ya dönüyor:
TÜRKİYE’NİN BAŞVURUSU
15 Mart 2001’de AB, vizeye tabi ve vizeden muaf ülkeleri iki listeye ayırdı. Türkiye vizeye tabi Ek I’de kaldı. Peki Hırvatistan? Hırvatistan vizeden muaf Ek II listesine alındı ve vize uygulamasından çıktı. Türkiye ise 2001’deki düzenlemeye karşı hukuki yolunu zamanında etkili biçimde kullanmadı. Daha sonra açılan T-220/08 sayılı dava da esastan “Türkiye haksız” denilerek değil, süre aşımı nedeniyle reddedildi. İki hukukçuya göre bu noktada mesele yalnızca AB’nin ne yaptığı değil. Türkiye’nin zamanında ne yapmadığı. İki hukukçunun sorusu net: “Hırvatistan zamanında başvurusunu yaptı ve vizesiz listeye girdi. Biz neden aynı dönemde hakkımızı zamanında aramadık?”😐