PEKİ NEDEN SUUDİ ARABİSTAN
Suudi Arabistan-Husi çatışması yeni değil. Yemen savaşı boyunca Suudi Arabistan toprakları balistik füze ve İHA saldırılarının hedefi oldu. Enerji tesislerinin vurulması ise çatışmanın yalnızca askeri değil, küresel ekonomik sonuçlar yaratabileceğini gösterdi. Bugünkü tabloyu farklı kılan ise bölgesel mimarinin değişmiş olması. Artık Husilerin karşısında yalnızca Riyad yok;
- Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması var.
- Anlaşma, taraflardan birinin güvenliğine yönelik saldırının diğerlerini de ilgilendirdiği kolektif savunma anlayışını içeriyor.
- Dolayısıyla Husilerin, Suudi Arabistan’a yönelik her ciddi saldırısında artık başka bir soru da masaya geliyor:
Ankara ve İslamabad ne yapacak? Mekke İttifakı şimdi ilk ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıya.
FİDAN’IN CÜMLESİNİ DİKKATLİ OKUMAK GEREKİYOR
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın NTV yayınında söyledikleri bu nedenle önemli. Fidan, Suudi Arabistan’ın askeri ihtiyaçlarına değinirken Türkiye’nin özellikle “belli teknik konularda”, bu ihtiyaçların karşılanmasında sıkıntı yaşamayacağını söyledi. Ayrıca ittifakın kurumsallaşmasında personel gönderilmesi ve karargâh oluşturulması aşamasına gelindiğini anlattı; - Buradaki kritik ifade bence teknik ihtiyaçlar. Çünkü teknik askeri yardım ile savaşa asker göndermek aynı şey değil.
- Hava savunma sistemleri başka bir şey. Radar ve erken uyarı desteği başka. İstihbarat paylaşımı başka. Elektronik harp kapasitesi başka. Türk askerinin doğrudan çatışmaya katılması ise bambaşka bir eşik.
- Bu nedenle Ankara’nın atacağı adımları değerlendirirken hepsini aynı sepete koymamak gerekiyor.