SURİYE: MANŞETTE DAHA AZ, ANKARA İÇİN HÂLÂ MERKEZDE
Tam burada Suriye’yi ayrıca açmak gerekiyor.
Çünkü Ankara açısından Suriye artık yalnızca terör ve sınır güvenliği meselesi değil.
Devletin yeniden inşası, toprak bütünlüğü, ekonomik kalkınma, mültecilerin dönüşü, bölgesel entegrasyon ve İsrail-İran rekabetinin Suriye üzerindeki etkileri...
Bütün bunlar aynı dosyanın içerisinde.
Dolayısıyla New York’ta Gazze manşet olabilir.
Ama Ankara’nın güvenlik masasında Suriye önemini kaybetmiş değil.
Türkiye’nin Suriye politikası aynı zamanda yeni bölgesel düzenin nasıl kurulacağına ilişkin daha büyük tartışmanın parçası.
GAZZE: WASHINGTON’A İTİRAZ, WASHINGTON’LA DİYALOG
Türkiye, İsrail hükümetine çok sert eleştiriler yöneltiyor. Ancak Erdoğan aynı BM konuşmasında ateşkes konusunda Trump’ın gayretlerine de atıfta bulundu. Çünkü Ankara, Washington’ın Ortadoğu denklemindeki ağırlığını yok sayarak sonuç üretilemeyeceğinin farkında. Türkiye’nin ABD politikası açısından formülü; itiraz et ama diyaloğu kesme. Yani Washington’la kanal açık tutuluyor.
İRAN: ANKARA’NIN EN DAR KORİDORLARINDAN BİRİ
İran dosyası ise çok daha hassas. Trump’ın BM konuşmasındaki en sert stratejik mesajlardan biri İran’a yönelikti. İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğini bir kez daha söyledi. Türkiye açısından denklem daha karmaşık. İran aynı anda komşu, ekonomik aktör, bölgesel rakip ve diplomatik muhatap. Ankara açısından İran’ın nükleer silaha sahip olması istenmeyen bir sonuç. Ancak İran’ın kontrolsüz biçimde istikrarsızlaşması veya bölgesel savaşın genişlemesi de Türkiye açısından ciddi riskler doğurabilir.😳