ONUN OTURDUĞU YERE OTURMAK SANKİ ONA TEMAS ETMEK GİBİ
Peki bunun arkasındaki motivasyon ne?
Spor psikoloğu Dr. Seren Akıncı, bunun arkasında hayran olunan yıldızla sembolik bir temas kurma isteği olduğunu söylüyor ve diyor ki:
“Bu yalnızca futbolla ilgili değil aslında. Birine fazla öykündüğümüzde, onu ilahlaştırdığımızda, o kişinin de insan olduğunu unutuyor, onunla ilgili her detayı bilmek istiyoruz. ‘Salah’ı belki yakından göremem, ancak maçta uzaktan görebilirim. Ama oturduğu yere ben de oturabilirim.’ Bu da kişide ‘O da buradaydı, ben de buradayım; aynı noktada buluştuk’ hissi yaratıyor. Sanki onunla temas etmiş, ortak bir anı yaratmışlar gibi...”
Trabzon’da futbolun ve duyguların çok yoğun yaşanmasının da bu ilgiyi büyüttüğünü belirten Dr. Akıncı, hayranlığın fanatizme dönüşmemesi gerektiğine de dikkat çekiyor:
“Şu anda Trabzon’da gördüğümüz şey hayli hoş, ben de keyifle izliyorum. Ama bu kadar yukarı çıkardığınız birine karşı beklentiniz karşılanmadığında aynı duygu tersine de dönebilir. Bir gün performansı düşerse ya da isteneni veremezse, bugün o taşta hatıra fotoğrafı çektiren, yarın o taşı yıkmak da isteyebilir. Burada iki yönlü bir duygu var. Bu nedenle aidiyet ve hayranlıkta denge önemlidir. Bir başkasına, bir eşyaya ya da kendinize zarar vermeye başladığınız anda artık eğlenmenin ve duygu boşalmasının sınırını geçmiş olursunuz. Orada fanatizm başlar.”😳
Seren Akıncı🤨