KARNIMA YUMRUK YEMİŞ GİBİ HİSSETTİM
Hayatı boyunca bir Hemingway hayranı olan Nicholas Reynolds, bu iddiayı öğrendiğinde karnına yumruk yemiş gibi hissettiğini söylüyor:
“Her zaman çok sayıda solcu arkadaşı olmuştu fakat asla komünizm (veya başka bir ideoloji) taraftarı olmamıştı. Yarattığı karakterler günümüzde bile hâlâ üzerine titrediğimiz doğruluk, cesaret, bağımsızlık, baskı altındayken bile zarafet, kaybedenlerin hakkını savunmak gibi çok sayıda Amerikan değerinin vücut bulmuş hâlleriydi. Fikirleri tam anlamıyla Amerikalıydı ve devrimciydi. Böyle bir adam Stalin’in yandaşlarına neden katılırdı?”
Sovyet belgeleri Hemingway’in NKVD tarafından kendi ajanlarından biri olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. 1940’ta NKVD adına çalışan Jacob Golos tarafından Hemingway’e yaklaşılmış ve Sovyet kayıtlarına göre “ideolojik gerekçelerle” örgüte alınmıştı. Bundan sonraki NKVD yazışmalarında Hemingway için “Argo” kod adı kullanıldı.
Ama “Argo”nun Sovyetlere işe yarar, operasyonel istihbarat sağladığını gösteren güçlü bir kanıt yok.
Ortaya çıkan portre, profesyonel bir istihbaratçıdan çok savaşın, gizliliğin, tehlikenin ve eylemin çekimine kapılan büyük bir yazarın portresi.
(Yazar, Denizci, Asker, Casus – Ernest Hemingway’in Gizli Maceraları 1935–1961, Nicholas Reynolds, Kırmızı Kedi Yayınları)😉