ŞİFANIN İLK ADIMI DOĞRU ÜRÜNÜ SEÇMEK
Bazen bütün mesele “hangi bitki” sorusuyla başlar ama doğru soru aslında biraz daha kapsamlıdır. Çünkü bitkisel ürünlerde kalite, yalnızca ambalajın üzerinde güzel bir etiket bulunmasından ibaret değildir. Ürünün içeriğinin doğru tanımlanması, etken maddelerin belirlenmesi, üretim ve saklama koşulları, olası bulaşanların kontrolü ve ürünün stabilitesi güvenlilik açısından önem taşır. Avrupa İlaç Ajansı (EMA), bitkisel tıbbi ürünlerin kalite değerlendirmesinde spesifikasyon, testler, kontaminantlar, üretim, su kalitesi ve stabilite gibi başlıkların dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle kaynağı belirsiz, içeriği net olmayan veya uygun koşullarda saklanıp saklanmadığı bilinmeyen ürünlere karşı temkinli olmak gerekir. Ayrıca bitkinin kendisi kadar saklama koşulları da önemlidir. Çünkü ısı, ışık ve nem ürünün özelliklerini etkileyebilir. Özellikle açıkta satılan ürünlerde bitkinin türü, içeriği ve hangi koşullarda saklandığı her zaman güvenilir olmayabilir. Bu nedenle fitoterapide doğru bitki seçimi kadar güvenilir kaynak, ürün kalitesi ve uygun saklama koşulları da önem taşır.🤨
FİTOTERAPİDE GÜVENLİĞİN TEMELİ BİLGİDİR
Belki de bütün bu başlıkların kesiştiği yer, “Ben bunu neden kullanıyorum” sorusudur. Bir bitkisel ürünü yalnızca çevreden duyduğumuz bir tavsiye üzerine almak yerine, hangi amaçla kullanacağımızı, kullandığımız miktarı, kullanım süresini ve mevcut tedavimizle olası etkileşimlerini bilmek gerekir. Özellikle hamilelik ve emzirme döneminde olanlar, çocuklar ve ileri yaştaki kişiler ile kronik hastalığı bulunan veya düzenli ilaç kullananların bitkisel ürünleri gelişigüzel kullanmaması önemlidir. Önemli olan şey, doğadan gelen ürünleri bütünüyle reddetmek değil, onları doğru bilgiyle ve doğru sınırlar içerisinde değerlendirmek. Çünkü fitoterapide güvenliğin temelini yalnızca bitkinin kendisi oluşturmaz. Doğru bilgi, doğru doz, kaliteli ürün ve kişiye uygun kullanım bir araya geldiğinde anlam kazanır.