1952-2025 aralığında tarihlenen UFO (tanımlanamayan uçan cisimler) raporlarından en güncel olanı geçen sene Ortadoğu üzerinde kaydedilen ışık formasyonu. Küre şeklindeki 6 objenin birlikte hareket ettiği görüntülerde, ışıklı yapının formasyonu hiç bozulmadan yüksek hızda hareket edebildiği ve sonrasında kürelerin farklı yönlere dağıldığı görülüyor.
Günümüzde drone’larla da gerçekleştirilebileceği düşünülen bu formasyonun farkını astrofizikçi Prof. Avi Loeb kanalında açıklamış. Prof. Loeb’e göre 480 mil (770 km/s) hızda hareket ettiği kaydedilen objelerin drone olması mümkün değil, çünkü günümüzün askeri drone teknolojisi bile 150 milin üstünde böylesi bir formasyon sağlayamıyor. Rapordaki bazı objelerin Dünya dışı kaynaklı olabileceğini bilimsel açıdan destekleyen verilerse süpersonik hızdaki cisimlerle ilgili. Ünlü Roswell vakasından sonra ABD’deki UFO olaylarını inceleyen Project Blue Book raporlarına ait bir dosyada, UAP’lerin (tanımsız hava fenomenleri) sesten 5 kat hızlı hareket ettiği halde hiç gürültü çıkarmadığına dikkat çekiliyor. Prof. Loeb sesten bu ölçüde hızlı hareket eden nesnelerin doğal biçimde çok güçlü ses patlamaları yaratması gerektiğini ve gürültülerin uzak mesafelerden duyulacağını anlatıyor.
Güçlü deliller
6’ncı sürümdeki 1952 tarihli konuşma kaydıysa ABD’de haber kanallarına konu oldu. Savaş pilotu Kaptan Edward J. Rupelt’a ait konuşmada 1952 yılında Air Force tarafından kayda geçen 800 olaydan 200 kadarının hiçbir şekilde açıklanamadığı ifade ediliyor. UFO terimini ortaya atan, Project Blue Book’un ilk direktörü Kaptan Rupelt, uçuş sırasında gördüğü disk şeklindeki objelerin inanılmaz manevra kabiliyetlerine rağmen hiçbir motor izi bırakmadığını veya ses çıkarmadığını vurguluyor. 70 yıl önceki olayların günümüzdekilerle aynı nitelikleri taşıması, bugünlerde görülen UAP’lerin Dünya dışı olma ihtimalini güçlendiren deliller arasında.