Yapay zekâya kim söz geçirecek?
İki hafta önce Anthropic’ten istifa eden araştırmacı Jacob Coxon’ın ses getiren açıklamalarının ardından aynı şirketin üst düzey yöneticisi Dario Amodei, yapay zekâyı küresel ölçekte ‘yavaşlatma’ çağrısı yaptı. Teknoloji dünyası tek bir soruya kilitlendi: “Yapay zekâ sonumuzu getirecek mi?” Bir çırpıda yanıtlaması mümkün olmayan bu soruya ilişkin uzman görüşleri iyimserler ve kötümserler şeklinde ikiye bölünmüş durumda...
Yapay zekânın (YZ) medeniyeti ne derece tehdit ettiğine dair olasılık yüzdeleri, zaman tahminleri konuşuluyor ve kimsenin potansiyel risklere dair kesin öngörüleri bulunmuyor. Ancak YZ modellerinin kendileri dahil herkesin buluştuğu ortak payda, bu ihtimalin artık asla ‘yüzde 0’ olmadığı... Önceki hafta Anthropic’ten istifa eden araştırmacı Jacob Coxon’ın birçok yayın kuruluşuna söyleşi, demeç vererek “Yapay zekâ geliştiren insanlar, 10 yılın sonuna kadar hepimizi öldürebileceğine samimi bir şekilde inanıyor”
demesi çok ses getirdi.
Konuyu 20 yıl öncesinden gündeme taşımaya başlamış bir teknoloji yazarı olarak, henüz korkuya kapılacak bir vaziyette olmadığımızı düşünüyorum.
Evet, yapay zekânın insanlık için varoluşsal anlamda değilse bile medeniyete yönelik açık bir tehdide dönüşme ihtimali, artık resmen kabul ediliyor. Coxon’ın ardından geçen hafta da Anthropic’in patronu Dario Amodei bir ‘yavaşlama’ çağrısı yaptı. Hem de “6-12 ay içinde kontrolden çıkmış yapay zekâ ajanlarından oluşan bir sürünün kalıcı bir botnet aracılığıyla tüm interneti ele geçirebilecek kapasiteye ulaşmasından ve potansiyel olarak yüz milyarlarca dolarlık zarara yol açmasından endişe ediyorum” sözleriyle tarih vererek... Amodei’nin ‘yavaşlama’ çağrısına ezeli rakipleri Sam Altman ve Elon Musk’tan bile destek geldi. Amerikan ve Çin hükümetleri en üst düzeyde yetkilileriyle konuya dahil olurken Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun bu ay sonundaki Yapay Zekâ Yönetimi Küresel Diyaloğu zirvesinde konuyu değerlendirmesi gündeme geldi. Üstelik bunların hepsi, son haftada yaşandı. Yazdıklarımı okurken yersiz bir endişeye kapılmanızı istemem... Söz konusu riskler gerçek ancak bu yaygaranın ardında yapay zekâ şirketlerinin birtakım stratejik hesapları olduğunu da bilmekte fayda var.