BEN NEREDEN GELDİM?
“Tarafsızlık diye bir ilke içinde değilim. Neden? Ben nereden geldim? Mavi listeden… Bence burada tarafsızlık kelimesi yanlış. Doğru kelime ise adalet. ATSO başkanının her seçim döneminde adaletli olması gerekiyor.
MAVİYİ DESTEKLİYORUM
Ben mavi listeden gelmiş bir başkanım. Ve mavi listeyi de destekliyorum. Bir sıkıntı da görmüyorum. Ama mavi liste için buradaki imkanları kullanmıyorum. Böyle bir şey olmaz. O zaman adaletsizlik olur zaten.
SON DERECE NORMAL
İstanbul Ticaret Odası Başkanı’na bakın. Sosyal medyada bir paylaşım yaptı ve ‘Ben aday olmayacağım. Ama şu kişiye destek veriyorum’ dedi. Bu son derece normal. Ama buranın (ATSO) imkanlarının herhangi bir şekilde, herhangi bir kimse için kullanılması doğru değil.
ADALET İÇİN NELER YAPACAĞIM?
Peki, adaletli olmak için ne yapacağım? Seçim günü düzenli bir seçim atmosferi oluşturacağım. Başkan adaylarına eşit ölçüde yer ayıracağım. Eşit ölçüde imkanlar tanıyacağım. Ama gönlüm bir taraftan yana. Kalkıp bunu inkar edecek halim de yok. Hatta şunu söyleyeyim: Ben mavi liste için çalışıyorum. Belki kendi meslek grubumdan da aday olabilirim.”
Yalan yok, Yusuf Bey’den bu kadar net bir cevabı ne ben ne de salondaki diğer gazeteciler bekliyordu.
Baktım, Yusuf Bey top çevirmiyor; hemen Hatice Öz’ün sert eleştirilerle dolu şu paragrafıyla devam ettim:
“HANTAL ATSO”
“ATSO bugün sahadan kopmuş, üyelerine yalnızca resmi evrak onaylayan, sorunları kayda geçirmekten öteye gidemeyen atıl ve hantal bir yapı haline gelmiştir. Antalya gibi Akdeniz'in lideri, turizmin, tarımın ve ihracatın göz bebeği olan bir kentin ticaret odası gelişmeleri uzaktan izleyen değil, oyunu kuran bir akıl merkezi olmak zorundadır.”
Ve dedim ki:
“Hatice Hanım yönetim kurulu üyesi. Kendisi herhangi bir yönetim kurulu toplantısında bu eleştirilerini dile getirdi mi? İçinde bulunduğu yapıyı eleştirdi mi? Çözüm sundu mu? ATSO gerçekten hantal mı?”🫣
“ATSO YERİNDE DURAMIYOR”
“Herhangi bir yönetim kurulu toplantısında böyle bir söz geçmedi. Çünkü yönetim kurulundaki tüm arkadaşlarım çok iyi çalıştı. Çalışmasa bir toplantı 8 saat sürmezdi. Ayrıca ATSO’nun hantal değil, çok dinamik bir yapı olduğunu görüyorum. Bu kelimeler bir seçim kampanyasında kullanılmamalıydı. Hantal kelimesini ben de okudum. Ama ben yerinde duramayan bir ATSO yarattığımızı görüyorum.”
KRALINI YAPARDI…
Gelelim toplantının özetine.
Yusuf bey beklenenin aksine kimseyi kırmadı, dökmedi.
En kışkırtıcı sorularda bile beyefendiliğini bozmadı.
ATSO’yu sarıp sarmalayan bir dil kullandı.
Boğmadan, sıkmadan 4 yılda neler yaptıklarını anlattı.
Tansiyon yükseltip prim kasmadı.
Bence olması gereken de buydu.
Tersini yapabilir miydi?
Hem de kralını yapardı…😚