TAKILARDA KUSURSUZLUK YERİNE KARAKTER
Takılarda benim ilgimi çeken, birbirinin aynı ve kusursuz biçimde eşleşen parçalardan çok, kendine özgü formu olan tasarımlar. Farklı büyüklüklerdeki inciler, asimetrik küpeler, uzun kolyeler, iri bilezikler ve heykelsi yüzükler sade kıyafetlerin üzerinde güçlü bir etki yaratabiliyor. Özellikle inciyi metal detaylarla veya alışılmışın dışındaki formlarla bir arada görmek, ona daha modern bir ifade kazandırıyor. Elbette bütün takıları aynı anda kullanmamız gerekmiyor. Sade bir trikonun üzerine eklenen uzun bir kolye ya da beyaz bir gömlekle kullanılan tek bir büyük yüzük çoğu zaman yeterli. Bence en güzel takı, onu taşıyan kişi hakkında bir şey söyleyendir. Seçim yaparken kendi hayatımıza da bakmalıyız. Gün içinde rahatça kullanabildiğimiz, farklı kıyafetlerle bir araya getirebildiğimiz bir parça zamanla stilimizin tanıdık bir imzasına dönüşebilir.
ÇANTALARDA FORM KADAR DOKU DA ÖNEMLİ
Çanta seçerken önce biçimine bakıyoruz. Oysa bazen görünümü asıl değiştiren, yüzeyinin verdiği his oluyor. Kroko efektli deriler, yumuşak ve tüylü dokular, saten yüzeyler, nakışlar ve eskitilmiş deri görünümleri aynı kıyafeti farklı yönlere taşıyabiliyor. Düz bir yün paltonun yanında dokulu bir çanta kullanmak, renkleri çoğaltmadan da görünümü zenginleştirmenin güzel bir yolu. Ben özellikle fazla sert durmayan, kullanıldıkça yumuşayan ve hayatın içine karışan çantaları seviyorum. Çünkü bir çantanın karakteri yalnızca yeni alındığı günkü görüntüsünde saklı değil. Nasıl taşındığında, neyle kullanıldığında ve zamanla aldığı biçimde de ortaya çıkıyor. Burada işçilik de belirleyici. Sapın tutuşu, dikişlerin düzgünlüğü, kapanışın rahatlığı… Görünüm kadar, her gün elimizin değdiği bu ayrıntılar da önemli.