Pandemi, Avrupa’nın hem üretim hem de tüketim zincirine büyük zarar verdi. ABD-Çin hattında yeni bir ekonomik düzen yarattı.
Bugün hangi Avrupa kentini gezseniz, bir turist rehberi “pandemiden önce ve pandemiden sonra” diye anlatmaya başlar.
Küçük esnafın sistemden çekildiği, orta sınıfın eridiği bir ekonomi pandeminin bütün Avrupa’da bıraktığı kötü bir miras oldu.
Tabii bununla eşzamanlı olarak ekonomik kayıp siyasette de taşları yerinden oynattı. Aşırı sağın tam da bu dönemde Avrupa çapında patlamaya başlaması tesadüf değil.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan ve 4.5 yıldır devam eden savaş da Avrupa açısından tabuttaki son çivi oldu.
Bu günlerde neredeyse bütün Avrupa Rusya’ya karşı bir savaşa hazırlanıyor. Tatbikatlar yapılıyor, gıda stokları artırılıyor, tartışmalı bir şekilde zorunlu askerlik geri geliyor.
Ne ironiktir ki Rusya ile savaşmanın Avrupa’nın çıkarına olmadığını söyleyenler ise aşırı sağ partiler. Buradan da önemli puan topluyorlar.
Avrupa Birliği’yse Trump politikalarının da etkisiyle NATO’ya alternatifmiş gibi algılanan Avrupa ordusu planlarını tartışıyor.
Bir yandan da aynı askeri ve ekonomik kaygılarla Kanada’yı kendine ortak yapmaya çalışıyor. 🤫