Kerkük’te terörden kaçtı… ABD’de polis şefi oldu
Böyle zorla kazanılmış hayatlara;
1-Dişiyle tırnağıyla tırmanarak ulaşılan başarılara bayılıyorum.
Mucize türünden insan hikâyeleri.
İşte Kerkük’ten bir kardeşim. Muhammed Saleyi...
2013 yıllarına kadar acının, ıstırabın, çilenin kuşattığı Kerkük’te yaşıyor.
Acı ve ıstırap denilince Saddam’ın birbirine kırdırdığı Kerkük nüfusunu, bombalı saldırıları hatırlıyorum.
Muhammed ortaokul öğrencisi.
11 Aralık 2008 gününü unutur mu?
Türklerin, Kürtlerin, Arapların bulunduğu o kalabalık restoran ateşle kaplanmıştı.
Bombalı saldırıyla 55 kişi hayatını kaybetmişti.
Her gece silah sesleri. Okul bir açık bir kapalı. Ama Muhammed’in ailesi onu okutmak için çırpınıyordu. Bir yandan tekvando öğreniyordu.
Tazehurmatu’da, kamyonla patlatılan bomba. Bu Türk mahallesinde 73 kişi can vermişti.
Ve daha onlarca, bombalama, suikast, insan kaçırma, açlık, işsizlik. DEAŞ’ın bıraktığı acılar...
İşte buradan çıktı Muhammed Saleyi...
Gözünüzün önüne getirin. Ölümle yaşadıkları bir hayat. Silah sesleriyle uyandıkları günler.
Ve oradan göç ediyor genç Saleyi.
ABD’ye gidiyor. Hayalleri var. Teröre, bombalı tuzaklara, kaosa karşı içinde müthiş bir huzur özlemi birikmiş.
Hukuk, adalet ve düzen...
Muhammed Georgia eyaletine yerleştiriliyor. Nasıl geçinecek. Garsonluk yapmaya başlıyor. Bir yandan okuyor, bir yandan çalışıyor. İngilizcesini geliştiriyor.
Çalışıyor çünkü ihtiyacı var.
Okuyor, çünkü hayalleri var.
Azmediyor ve hukuk fakültesine giriyor. Ceza ve adalet okuyor.
Mezun oluyor.
Kerkük’te yaşadığı o kaos, o acılı hayat hep aklında. Sanki geçmişindeki bu kaos günlerini düzeltecekmiş gibi polis olmak istiyor. Ve polis akademisine başvuruyor.
Zorlu sınavlar, fiziki yeterlilik testleri derken 30 aday arasından seçiliyor.
Ve polis oluyor.
Muhammed daha ilk günden müthiş bir hırsla çalışmaya başlıyor.
Muhammed Saleyi...