SAĞLIĞINIZIN ANAHTARI SİZİN ELİNİZDE
İlk savunma hattımız uykudur. Stres uykuyu bozar, uykusuzluk da stresi artırır; bu kısır döngü kırılmadıkça beden toparlanamaz. Bu yüzden özellikle yatmadan önce haber akışını ve ekranları bırakmak, her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak büyük fark yaratır. Olumsuz haberlerin aynı gün sağlığımıza yansıyabildiğini düşünürsek, gelişmeleri gün içinde defalarca kontrol etmek yerine günde bir kez güvenilir kaynaklardan bilgi almak da kaygıyı azaltır.
Zor dönemlerde pek çok kişi rahatlamak için alkole yönelir. Ancak alkolün sağladığı rahatlama geçicidir ve bedeli ağırdır. Uyku kalitesini düşürür, ertesi gün kaygıyı artırır, kalbi yorar. Avrupa’dan gelen veriler, ekonomik krizlerin ağırlaştığı dönemlerde alkole bağlı ölümlerin belirgin biçimde arttığını gösteriyor. Yani kriz dönemlerinde alkol sorunu hafifletmez, sessizce büyütür.
Bedenin verdiği sinyalleri de ciddiye almalıyız. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani başlayan güçsüzlük ya da uyuşma “stresten” denip geçilmemeli. “Zaten bittim” diyerek bir boşvermişliğe düşmeyin; bu tür dönemlerde ilaç ve kontrolleri ihmal etmek en sık yapılan ve en pahalıya patlayan hatalardandır. Uykusuzluk, isteksizlik ve kaygı iki haftadan uzun sürüyorsa aile hekiminize ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvurmaktan çekinmeyin. Umutsuzluk duygusu ağırlaşır ve kendinize zarar verme düşünceleri belirirse hemen 112’yi arayın.😇
DOĞRU ADIMLAR ETKİYİ HAFİFLETEBİLİR
2008 krizinden çıkarılan en önemli derslerden biri, ekonomik krizlerin sağlık üzerindeki etkisinin her toplumda aynı şiddette yaşanmadığıydı. Aynı krizi yaşayan ülkeler arasında büyük farklar görüldü. Sosyal destek programlarına güçlü yatırım yapan ülkelerde krizin sağlık üzerindeki olumsuz etkisi belirgin biçimde azaldı. Bu da doğru adımlarla bu etkinin hafifletilebileceğini gösteriyor.
Etkilenenlere yönelik psikolojik danışma hatları, finansal danışmanlık ile ruh sağlığı desteğinin bir arada sunulması ve aile hekimlerinin bu dönemde stres belirtilerini daha dikkatli taraması bu adımlara örnek olabilir. Bu alanda çalışan araştırmacılar ayrıca finansal danışmanların danışanlarının ruh sağlığını, sağlık çalışanlarının da hastalarının maddi durumunu sormasını öneriyor. Bu iki alan arasında kurulacak köprü, pek çok insan için hayati bir fark yaratabilir.
Kaybedilen birikimin ağırlığını küçümsemek mümkün değil. Ancak bu dönem de geçecek, yaralar sarılacak, telafinin yolları aranacak. Kaybedilen sağlığın ise telafisi çoğu zaman yok. En büyük varlığınız ve servetiniz olan sağlığınızı korumak için elinizden geleni yapın. Kendimize ve birbirimize iyi bakmak, bu dönemi atlatmanın en önemli adımıdır.