BORSAYA ALICI GELMEYE BAŞLADI
BIST100 Endeksi’nde sert düşüşle önemli destekler test edildi. Bu durum hisselerin daha ucuz ve primsiz olmasını sağladı. Bu açıdan son birkaç gündür hisselere zayıf da olsa tepki alımları gelmeye başladı. Fon krizinin en yoğun yaşandığı günlerde TCMB verilerine göre yabancı yatırımcılar 25 Eylül ile biten haftada 358 milyon dolarlık hisse senedi alımı yaptılar. Aynı hafta tahvil ve bonoda ise 409 milyon dolarlık satış yaptıkları görüldü.
Fonlarla ilgili gelişmeler olmadan önce yabancı yatırım bankalarından Borsa İstanbul’un ‘ucuz ve primsiz’ olduğu yönünde raporlar geliyordu. Son düşüşle birlikte bu görüş daha da belirginleşmiş olabilir. Bu açıdan yabancı alımlarının önümüzdeki günlerde de devam etmesi olasıdır. Ancak yoğun bir alım göremeyebiliriz. Türkiye’nin ülke risk priminde son gelişmelerle birlikte bir miktar artış oldu ve 250 seviyesinin üzerine çıktı. Ayrıca kasım ayındaki MSCI Endeksi’nin Türkiye değerlendirmesini görmek isteyebilirler.
FİYAT KAZANÇ ORANI 10 SEVİYESİNDE
Yerli yatırımcı açısından ise kısa dönemde bir süre daha dalgalı seyrin devamı beklenmekle birlikte, hisse senetlerinde geri çekilmeler, orta ve uzun dönemli BIST30 ağırlıklı olmak üzere ‘paçal maliyet oluşumu ve biriktir stratejisiyle’ alım yönünde değerlendirilebilir. BIST100 Endeksi fiyat kazanç oranı 10 seviyelerine gerilerken öncü bankaların fiyat kazanç oranları 4-5 seviyelerinde bulunuyor. Lokomotif birçok hissede piyasa değeri/defter değeri oranı 1’in altında işlem görüyor.
Bununla birlikte; piyasada işler yoluna girsin, ortam düzelsin o zaman alırım, gerekirse pahalı alırım pahalı satarım da bir tercihtir. Riskler ortadan kalktığında doğal olarak hisseler de primlenmiş olacak. Bir halk deyişi “kirazın tatlısı dalın ucundadır” der. Ancak risk alırken akıl ve analiz sürgeçinden geçirilmesi oldukça önemli. Dip not olarak vermek gerekirse, ağustosun son haftasından itibaren TCMB brüt rezervlerinde düşüş var. 25 Eylül haftasında 3.2 milyar dolarlık düşüşe karşılık son 5 haftalık süreçte yaklaşık 17 milyar dolarlık gerileme söz konusu. Bunun önemli sayılabilecek bir kısmı altın fiyatındaki düşüşten kaynaklanıyor.