Filistin yalnız değildir: Konya'da zamanın durduğu gece
Konya'da tribünlerden yükselen haykırış tek bir gerçeği yansıtıyordu.
Geçtiğimiz hafta Konya’daydım. İslam İşbirliği Gençlik Forumu’nun (ICYF) öncülüğünde, Konya Büyükşehir Stadyumu tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. TÜMOSAN Konyaspor ile Filistin Milli Takımı 2-2 berabere kaldı. Ama tabelanın hiçbir hükmü yoktu o gece. Skorboard’da kazanan ilan edilmedi; fakat Konya tribünlerinden yükselen haykırış tek bir gerçeği haykırıyordu: Filistin yalnız değildir!
KENDİ EVİNDE SÜRGÜN BİR MİLLİ TAKIM
Bir milli takım düşünün... Kendi ülkesinde kamp yapamıyor. Kendi stadında taraftarının önüne çıkamıyor. Kendi ligi yıllardır bombalar yüzünden oynanamıyor. Oyuncuları aynı şehirde geçtim, aynı ülkede bile bir araya gelemiyor. Biri Belçika’da, biri İskoçya’da, biri Mısır’da, diğeri Körfez’de... Gazze’dekiler ise kadroya seçilmekten önce, o abluka cehenneminden sağ çıkıp çıkamayacağının derdinde. Konyaspor maçı öncesi soyunma odası koridorlarında ve sahanın hemen kenarında bu acı gerçeği birebir yaşadım. Teknik direktör ile kamp yaptığı otelde karşılaşınca sordum: “Toplanıyorsunuz ve o sırada bir oyuncunuz yakınını kaybetmiş oluyor. Hiç böyle bir anınız var mı?” Sesi titreyerek cevap verdi: “Çok yakın arkadaşımı kaybettim. Milli takımın idare heyetinde çalışan Kaptan Hani Musaddir mesela! Gazze’deki hava saldırısında hayatını kaybetti. Birkaç gün sonra Asya Kupası maçına çıkacaktık. Ağladık, kucaklaştık ve sonra idmana çıktık. Çünkü fikstür durmuyordu, mecburduk.” Bir futbolcunun maç hazırlığı dediğiniz şey bazen neye denk geliyor biliyor musunuz? Han Yunuslu milli futbolcu Mahmoud Wadi anlatıyor: Mısır’da oynadığı için savaştan önce dışarı çıkabilmiş. Ama otelde, otobüste, idman aralarında elinden telefonu düşüremiyor. Bir gün kardeşinden haber kesiliyor; tam 10 saat... Yaşıyor mu, vuruldu mu, enkaz altında mı? 10 saatlik zifiri karanlığın ardından gelen tek bir mesaj: “Yaşıyorum.” İşte onların maça hazırlanış hikayesi bundan ibaret.😉