İstanbul’u bir de sofrasından tanıyın
Bir fincan kahve, kıyır kıyır elmalı kurabiye, kâğıt içinde pişen levrek… İstanbul Kültür Yolu Festivali vesilesiyle ünlü şef Vedat Başaran’la Tarihi Yarımada’yı gezdik, İstanbul’un mutfağına bakarken her lezzette şehrin başka bir hikayesinin kapısını araladık.
Sonbaharın kendini iyiden iyiye hissettirdiği bir pazartesi sabahı. Tramvaya yetişmeye çalışırken genç bir kadının sorusuyla duralıyorum. Birkaç arkadaş Uşak’tan gelmişler, İstanbul’u pek bilmiyorlar. Topkapı Sarayı civarını görmek istiyorlar ama sonrası biraz meçhul. Heyecanlı ve meraklılar.
İşin hoş tarafı, birazdan ben de doğup büyüdüğüm şehri bir turist gibi gezeceğim. Hem de uzun zaman sonra. Üstelik modern Türk mutfağının öncülerinden, gastronomi kültürü araştırmacısı şef Vedat Başaran’la. Bu durum benim de heyecanımı ve merakımı katlıyor. Vedat Abi’yi tanıyanlar bilir; onunla bir masaya oturduğunuzda yalnızca önünüzdeki yemeği konuşmazsınız. Bir tabak köftenin, bir parça balığın, hatta bir fincan kahvenin içinden koca bir İstanbul tarihi çıkarabilir. Biz de İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında Tarihi Yarımada’yı dolaşırken sadece güzel lokantalara uğrayıp yemekleri tatmayacağız. İstanbul’un yüzyıllar içinde nasıl bir mutfak oluşturduğunu, o mutfağa kimlerin neler kattığını da konuşacağız.🙂