YARDIM ÇAĞRISI GÖRÜLMELİ
Öğretmenlerin çok önemli görevleri var. Öğrencinin şiirlerinde, hikâyelerinde, resimlerinde veya projelerinde sürekli şiddet, cinayet ve saldırı temaları görülüyorsa hemen paniğe kapılmayın. Ama içerik giderek kişiselleşiyorsa; örneğin hikâyedeki saldırgan çocuğun kendisine benziyor, kurbanlar kendi okulundaki gerçek kişilerden oluşuyorsa ve buna tehdit, yoğun öfke veya başka davranış değişiklikleri de eşlik ediyorsa üzerinde durmak gerekiyor. Öğretmen bu durumdaki öğrencinin söyleyemediği yardım çağrısını görürse büyük olayları engelleyebilir.”
DİJİTAL SUSKUNLARIN SESSİZ ÇIĞLIĞI
Sadece öğretmenlerin değil ailelerin de dikkatli olması gerekiyor. Anne babayla konuşmayan çocuk internette, sosyal medyada, yapay zekâ ile konuşuyor. Öfkelerini, kırgınlıklarını, yalnızlıklarını hatta bazen şiddet düşüncelerini bu mecralarda paylaşabiliyor. Evde aileler çocuklarını izlemeli. Çocuk birden içine kapandıysa, arkadaşlarından uzaklaştıysa, odasından çıkmıyorsa hemen paniklememek lazım ama yalnızlaşmaya yoğun öfke, umutsuzluk, tehditler, kendine veya başkasına zarar verme sözleri de ekleniyorsa dikkat. “Benim çocuğum asla yapmaz” demek kadar, çocuğun her farklı davranışından korkmak da yanlış. Asıl mesele çocuklarımızı sürekli kontrol etmek değil, onları gerçekten görebilmek. Ne izliyor? Ne yazıyor? Neye öfkeleniyor? Kimden nefret ediyor? Neden arkadaşlarından uzaklaştı? Son zamanlarda neden değişti? Ve en önemlisi: Bize söyleyemediği ne var? Bazen tehlike sessizce gelmez. Çocuk bir şekilde ifade eder. İşte o sessiz çığlığı duymak önemli olan.🙂