AMERİKA’YA VERGİ KOYMUŞLAR
Nitekim kendisinden 2.5 asır sonra;
Akdeniz’de ticaret yapmak isteyen genç ABD’nin gemileri Osmanlı’ya bağlı leventler tarafından sürekli ele geçiriliyordu. ABD Kongresi savaş kararı almıştı. George Washington’a donanma kurulması için yetki ve bütçe verildi. Ama yine de Barbaros’un torunlarıyla baş edemediler.
Sonunda ABD Kongresi Osmanlı’ya bağlı Cezayir’e vergi/haraç ödeme karşılığında ticaret yapma izni aldı.
Amerika’nın 1795’te vergi ödeyerek barış yapmasının arka planında, Barbaros’un temellerini güçlendirdiği Osmanlı denizcilik mirası vardı. Onun ölümünden yaklaşık iki buçuk asır sonra bile Osmanlı yönetimindeki Cezayir’in deniz gücü, Amerikan ticaret gemileri üzerinde yaptırım uygulayabiliyordu.
Bu hatırlatmayı “Biz neymişiz be abi” demek için yapmıyorum.
ABD ile hesaplaşırız gibi bir hayalperestliği körüklemek için de aktarmıyorum.
Tam tersine dünyada güçler dengesinin nasıl bir hızla değiştiğini anlatmak için yazıyorum. Hem de tam Türk savunma sanayisinin denizlere tamamıyla Türk mühendisliğinin eseri savaş gemilerini indirdiği tören günlerinde.
Eğer bugün NATO’nun Baltık denizindeki tatbikatında Anadolu gemisinden havalanan SİHA’larımızın buz üstüne inebilecek teknolojiye ulaştığını da düşünürsek;
Aselsan, Roketsan ve Havelsan’ın ürettiği, radar, roket ve insansız deniz araçlarını; Türk mühendisliğinin inşa ettiği denizaltıları hatırlarsak; Tarihten düştüğüm bu notun zamansal karşılığı daha iyi anlaşılacaktır.
Eğer güçler dengesi zamanla öyle değiştiyse, yine zamanla başka türlü de değişebilir.