Yapay zekâ çocuklarımızı bizden daha mı iyi tanıyacak?
Çocuğunuzun en yakın arkadaşının kim olduğunu biliyor musunuz? Peki en büyük korkusunu, kimseye anlatamadığı sırrını, geceleri uyuyamadığında aklından geçenleri?
Belki de bütün bunları sizden daha iyi bilen biri var. Üstelik o bir insan bile değil. Yapay zekâ artık çocuklarımızın yalnızca ödevlerine yardımcı olmuyor. Onlarla arkadaşlık kuruyor, dertlerini dinliyor, aşk acılarına ortak oluyor, aileleriyle yaşadıkları sorunlara cevap veriyor. Üstelik hiç yorulmuyor, kızmıyor, sözlerini kesmiyor ve günün her saati konuşmaya hazır. Peki çocuklarımızın duygusal dünyasında giderek daha fazla yer kaplayan bu teknoloji ne kadar güvenli? Son yıllarda dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan trajediler, bu soruyu artık erteleyemeyeceğimizi gösteriyor.
DÜNYANIN FARKLI ÜLKELERİNDE AYNI TEHLİKE
2024 yılında Amerika’nın Florida eyaletinde yaşayan 14 yaşındaki Sewell Setzer III, hayatına son verdi. Genç, Character.AI isimli platformdaki sanal bir karakterle aylar boyunca yoğun bir duygusal ilişki kurmuştu. Annesi Megan Garcia, oğlunun giderek gerçek dünyadan uzaklaştığını ve yapay zekâya bağımlı hale geldiğini ileri sürerek şirkete dava açtı. Dava 2026 yılında uzlaşmayla sonuçlandı. Ancak bu olay tek değildi. 2025 yılında California’da yaşayan 16 yaşındaki Adam Raine’in ölümü de büyük yankı uyandırdı. Ailesinin açtığı davaya göre Adam, başlangıçta okul ödevleri için kullandığı ChatGPT ile zaman içerisinde en özel sorunlarını paylaşmaya başlamıştı. Ailesi, sistemin oğullarının ruhsal krizini yeterince güvenli biçimde yönetemediğini ve zararlı yanıtlar verdiğini iddia etti. OpenAI ise güvenlik önlemlerini geliştirdiğini açıklarken hukuki sorumluluğa ilişkin iddialara itiraz ediyor. Belçika’da 2023 yılında yaşanan bir başka olayda ise iki çocuk babası bir adam, Eliza isimli sohbet botuyla haftalarca görüştükten sonra hayatına son verdi. Eşi, yapay zekâ ile kurduğu ilişkinin eşinin psikolojik durumunu ağırlaştırdığını savundu. ABD’de başka aileler de benzer iddialarla teknoloji şirketlerine dava açtı. Konu Amerikan Kongresi’ne kadar taşındı. Elbette bu ölümleri yalnızca yapay zekâya bağlamak doğru değil. İntihar, birden fazla etkenin rol oynadığı karmaşık bir halk sağlığı sorunu. Ancak bu vakalar, özellikle psikolojik açıdan kırılgan bireylerin yapay zekâ ile kurdukları ilişkilerin ne kadar dikkatle ele alınması gerektiğini gösteriyor.