AVRUPA NEDEN ENDİŞELİ?
Avrupa açısından mesele yalnızca Ukrayna’daki savaşın durması değil. Savaşın nasıl duracağı. Çünkü Avrupa’nın önünde iki farklı risk bulunuyor.
- Birincisi, savaşın uzaması. Bu durumda ekonomik maliyetler, savunma harcamaları ve bölgesel güvenlik riskleri devam edecek.
- İkincisi, güvenlik garantileri bulunmayan bir ateşkes. Böyle bir düzenleme çatışmaları geçici olarak durdurabilir ancak tarafların yeniden silahlanmasını ve ileride savaşın yeniden başlamasını engellemeyebilir.
Bu nedenle Avrupa’nın yaklaşımını yalnızca barışa destek verip vermediği üzerinden değerlendirmek doğru değil.
Asıl mesele barışın hangi koşullarda kurulacağı.
TÜRKİYE İÇİN ASIL MESELE KARADENİZ
Şimdi gelelim Türkiye’ye. Rusya-Ukrayna savaşının geleceği Türkiye açısından yalnızca dış politika başlığı değil. Doğrudan ulusal güvenlik meselesi. Çünkü Türkiye bir NATO ülkesi. Aynı zamanda Karadeniz’e kıyısı var. Rusya ve Ukrayna ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sürdürüyor. Enerji ithalatına duyarlı bir ekonomi. Ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden kaynaklanan çok önemli yetki ve sorumluluklara sahip. Dolayısıyla Ankara’nın çıkarları, savaşın sona ermesinden çok daha geniş bir çerçevede ele alınmalı;
- Türkiye savaş boyunca Montrö rejiminin uygulanmasında önemli bir rol üstlendi. Karadeniz’deki askeri dengenin korunması açısından bu sözleşme temel hukuki çerçevelerden biri olmaya devam ediyor.
- Ancak enerji ateşkesi sağlanması, Karadeniz’deki bütün güvenlik sorunlarının çözüleceği anlamına gelmez. Deniz mayınları, ticari gemilerin güvenliği, liman altyapısı, insansız deniz araçları ve enerji taşımacılığına yönelik riskler ayrı başlıklar. Bu nedenle gelecekteki bir anlaşmanın Karadeniz boyutunun ayrıca ele alınması gerekebilir.
- Türkiye açısından temel çıkar, bölgedeki askeri tırmanmanın önlenmesi ve deniz ticaretinin güvenliğinin sağlanması.