“Gırgıriye” tam gırgıriye!
“Gırgıriye” müzikalinin yazarı ve yönetmeni Müjdat Gezen projenin sona erdiğini açıkladı.
Müzikalin yapımcısı Mehmet Uslu ise çıkan haberlerin asılsız olduğunu, devam kararı aldıklarını duyurdu.
“Final yaptı” haberi yayınlandığında meselenin oyunculara yapılmayan ödemeler ve telif hakları olduğu öne sürülmüş, hatta Gülben Ergen’in en sonunda rest çektiği yazılıp çizilmişti.
“Devam” haberinin ardındansa normalde ekim sonunda bitmesi planlanan temsilin seyirciden gelen yoğun istek üzerine uzatıldığı, hatta bu sebeple Perran Kutman’ın ABD’ye dönmeyi ertelediği konuşuluyor.
Yönetmenin “Bitti” dediği, yapımcının “Yok, bitmedi” dediği müzikal, zaten en başından beri “Gırgıriye” tadında ilerliyor.
Projenin prömiyer yapmasına bir-iki gün kala, oyunun assolisti Bülent Ersoy işi bıraktı son dakikada.
Müzikal başladı ama daha ilk temsillerden birinde oturma yerlerinin kötülüğü yüzünden seyirciyle dalaştılar:
Oyun ertelenmek zorunda kaldı, fenalaşan Müjdat Gezen hastaneye kaldırıldı.
Her kafadan bir ses çıkıyor, “Gırgıriye” filmlerinde olduğu gibi müzik eşliğinde birbirlerine giriyorlar adeta.
Kimilerine göre “Gırgıriye” serisinin halktaki sempatisini kullandılar, o sempatiyi yerle yeksan eylediler.
Bana kalırsa tam aksi:
Asıl böyle “şenlikli” olmasa “Gırgıriye” ruhuna aykırı olurdu müzikal.
Mali’nin en masum yanı
Mehmet Ali Erbil annesinin cenazesine bile isteye katılmadığı için gündemde. Daha önce de açıklamıştı, çocuklarını üvey babaya ezdirdiği için annesini sevemediğini, affedemediğini.
Yahu bize ne? Ana-oğul arasında bir mesele. Kaldı ki sevmediği halde hem annenin hem de üvey babanın masraflarını karşılamış yıllarca.
Çok eleştiriliyor ama diğer yaptıklarının yanında, Mali’nin en masum yanı gibi geldi bana.