HAYBER ŞEKAN’I FARKLI KILAN ÖZELLİK NE?
Hayber Şekan’ın bazı varyantlarında, patlayıcı başlığı taşıyan burun bölümünün uçuşun son aşamasında ana gövdeden ayrılabildiği belirtiliyor. Küçük bir motor yardımıyla yönünü değiştirebilen bu bölüm, yüksek hızla hedefe yaklaşabiliyor. Bu tasarımın temel amaçlarından biri, füzenin son yaklaşma aşamasında yön değiştirebilmesine olanak sağlayarak önleme sistemleri karşısındaki etkinliğini artırmak.
Wall Street Journal’ın önceki haberlerinde, İran’ın Hayber Şekan füzelerini ABD ile yaşanan çatışmalar sırasında Amerikan üslerine yönelik saldırılarda kullandığı ve bazı saldırılarda sonuç elde ettiği aktarılmıştı.
Dr. Serhan Afacan, “Anladığımız kadarıyla bu füze teknolojisi düşündüğümüz kadar sofistike bir iş değil. Erişilemez bir şey değil. İsrail’in gözünün önünde Kassam Tugayları’nın nasıl ilerlediğini gördük. Hizbullah’ın da ne kadar ilerlediğini gördük” diyerek teknoloji transferinin farklı kanallar üzerinden gerçekleşebileceğine işaret etti.
YAKLAŞIK 1930 KİLOMETRELİK MENZİL SUUDİ ARABİSTAN İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Husilerin geliştirmeye çalıştığı sistemle ilgili en dikkat çekici unsurlardan biri, ulaşabileceği belirtilen menzil. Raporda söz konusu füzenin yaklaşık 1200 mil, yani 1930 kilometre menzile sahip olabileceği ifade ediliyor.
Böyle bir menzil, Suudi Arabistan’ın geniş bir bölümünün ve İsrail’in tamamının potansiyel hedef alanına girebileceği anlamına geliyor. Ancak bu değerlendirme, Husilerin söz konusu menzile sahip operasyonel bir füzeyi başarıyla ürettiğinin kanıtı olarak görülmemeli.
Ancak Birleşmiş Milletler Yemen yaptırımları panelinin eski uzmanlarından Henry Thompson, Husilerin en az iki yıldır Çin’den katı yakıtlı balistik füzelerde kullanılabilecek bileşenler ithal ettiğine ilişkin kanıtlar bulunduğunu söyledi. Thompson’a göre orta menzilli balistik füzeler, Husilerin mevcut seyir füzeleri ve insansız hava araçlarından farklı bir tehdit oluşturabilir. Daha ağır bir yük taşıyabilen bu sistemler, Suudi Arabistan’ın iç kesimlerine ulaşma kapasitesini artırabilir.
ENERJİ TESİSLERİ RİSK ALTINDA MI?
Dr. Serhan Afacan, Husilerin Suudi Arabistan ile yaşadığı gerilimde askerî kapasitelerini mümkün olduğunca geliştirmeye çalışabileceklerini ancak Hayber Şekan’ın menziline ulaşabilecek bir sistem ürettikleri yönündeki değerlendirmelere temkinli yaklaşılması gerektiğini belirtti.
Husilerin son dönemde İsrail’i hedef almamasının da tartışılması gereken unsurlardan biri olduğunu kaydeden Afacan, mevcut verilerin söz konusu menzile ulaşılmış olduğunu göstermediğini vurguladı ve şöyle devam etti:
“Husiler, Suudi Arabistan ile olan gerilimde olabildiğince ileri gitmeye çalışabilirler. Ancak son dönemde gördüğüm kadarıyla İsrail’i hedef almıyorlar. Bu da tartışılan boyutlardan biri. Hayber Şekan menziline ulaşmaları ihtimalini ise abartılı buluyorum. Şu anki veriler üzerinden bunun çok gerçekçi olduğunu düşünmüyorum.”
Bununla birlikte Afacan, Husilerin böyle bir kapasiteye ulaşması durumunda bölgesel dengelerin değişebileceğini belirtti. Grubun daha uzun menzilli bir füze sistemine sahip olması, Suudi Arabistan’ın iç kesimlerine ve başkent Riyad’a yönelik saldırıların artırılması ihtimalini gündeme getirebilir. Bu durum, ülkenin stratejik tesislerinin ve enerji altyapısının korunmasına yönelik güvenlik hesaplamalarını da etkileyebilir.
HUSİLERLE YENİ BİR ATEŞKES MÜMKÜN MÜ?
Husilerin askerî kapasitesini geliştirme girişimi bölgesel güvenlik açısından soru işaretleri yaratırken, önümüzdeki dönemde krizin nasıl şekilleneceği de önem taşıyor. Dr. Serhan Afacan, mevcut koşullarda Husi krizinin yeniden dondurulmaya çalışılacağını söyledi:
“Bu krizin tekrar dondurulmaya çalışılacağını düşünüyorum. Bunun birkaç sebebi var. Önemlisi Husilerin davranışları. Öte yandan Trump’ın yaptığı açıklamalar var. Türkiye’de de söylemler sertleşmeye başladı, Husiler ülkemiz tarafından kınandı. Ancak Türkiye’nin Husilere karşı askerî bir operasyonun içinde olmak istemediği biliniyor. Bunun doğurabileceği riskler değerlendiriliyor. Dolayısıyla bütün bu gelişmeleri birlikte ele aldığımızda, Husi krizinin yakın zamanda yeniden dondurulması ihtimalini daha yüksek görüyorum.”🤫