Tesadüflerin ardındaki sır ne?
Tesadüflere inanır mısınız? Yoksa tesadüfler hep sizi mi bulur? Bazılarımız neden hayatın rastlantılarla dolu olduğunu düşünürken bazılarımız onları fark etmeden geçiyor? Psikoloji ve olasılık bilimi, tesadüflerin ardındaki gizemden çok zihnimizin nasıl çalıştığına dair şaşırtıcı şeyler söylüyor.
Sanat tesadüfleri sever. İnanmıyorsanız romantik komedilere bakın. Polisiye edebiyat ve sinemada da tesadüf boldur. Ancak aşk hikâyeleri rastlantılara büyülü anlamlar yüklerken, polisiyelerde kolluk güçleri tesadüflere pek inanmaz. Daha az bilinense, tesadüflerin bilimin de konusu olduğudur.
The Atlantic yazarı Julie Beck, yaklaşık bir asırdır bu konuda yürütülen çalışmalara bakarak tesadüflerle yaşamımız arasındaki bağları anlamaya çalışıyor.
Yazısından öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:
“Yedinci sınıfın sonlarına doğru okul bandosuyla Cedar Point eğlence parkına gitmiştik. Hız trenine binmek için beklerken merdivenlerde bir tomar para bulduk. Saydığımızda, yanlış hatırlamıyorsam tam 134 dolar vardı. Ne yapacağımızı düşünürken bizden büyük birkaç çocuk parayı elimizden kapıp kendilerinin olduğunu iddia etti. Değildi. Önümüzde parayı sayıp sevinçle birbirlerine beşlik çaktılar. Onları durdurmayacağımızı biliyorlardı. Haklıydılar.
Bir yıldan biraz fazla zaman sonra Michigan Eyalet Üniversitesi’ndeki bir yaz programına katıldım. Bir akşam ortak alanda otururken bir çocuğun arkadaşlarına, önceki yıl Cedar Point’te yüklü miktarda para kaybettiğini anlattığını duydum. Ayrıntıları sordum. Mayısta gitmişti ve evet, tam 134 dolar kaybetmişti.
Bir tesadüfü tesadüf yapan yalnızca gerçekleşme ihtimalinin düşük olması değildir. Bizi onlara çeken de nadirliklerinden fazlasıdır. Sanki zamanın olağan akışında bir anlığına bir dalgalanma meydana gelmiş gibi hissederiz.
Asıl soru şu: Neden bazı tesadüfleri fark ederken diğerlerini görmezden geliriz?
Bir olayı ne zaman “tesadüf” sayarız?
Matematikçiler Persi Diaconis ve Frederick Mosteller, 1989 tarihli “Tesadüfleri İnceleme Yöntemleri” makalelerinde tesadüfü önce “nadir bir olay” olarak tanımlamayı düşündüler. Ancak bunun bilimsel inceleme için fazlasıyla geniş olduğuna karar verdiler. Sonunda şu tanımda uzlaştılar:
“Tesadüf, anlamlı biçimde ilişkili olduğu düşünülen ancak görünürde nedensel bir bağlantısı bulunmayan olayların şaşırtıcı biçimde bir araya gelmesidir.”🤨