ANNEM HEM ANNELİK HEM BABALIK YAPTI
Babası Bahattin Özülker, Donanma Komutanı’yken kendi isteğiyle emekli oluyor. Daha sonra Fahri Korutürk döneminde MİT Müsteşarlığı yapıyor. 1974’teki Kıbrıs çıkarmasından sonra ani bir kalp kriziyle hayata veda ediyor. Özülker, “Anne tarafım da Bursa-İnegöl’den. Bulgaristan’dan Pazarcık’a gönderilmiş. Onlar da 1877-78 Rus Savaşı’ndan sonra İstanbul’da Fatih’e yerleşiyor. Bendeniz 1942’de Fatih’te dünyaya geliyorum” diye devam ediyor: “Babam hep görevde olduğundan annem bize babalık da yaptı.” İlkokuldan sonra babası oğluna diyor ki: “Oğlum, görev yerim hep değişecek. Sen sürekli okul değiştirme. Seni bir yatılı okula verelim.” Özülker, iyi bir dereceyle sınavı kazanıp Galatasaray Lisesi’ne başlıyor. Ancak bu yine de okul değiştirmesine engel olmuyor. Babasının NATO görevlendirmesiyle 1956-1958 yıllarını Washington’da geçiriyor.
İLK MÜZAKERE TECRÜBESİ
Özülker, ilkokul ikinci sınıftan itibaren ne olmak istediğini biliyor: Büyükelçi. Onu ilk etkileyen teyzesinin Suadiye’deki ev davetinde gördüğü bir misafirin yaşamı oluyor. Etrafında büyük ilgi olan birinin kim olduğunu sorduğunda; ‘Konsolos Bey’ diyorlar ve ne iş yaptığını anlatıyorlar. Daha sonra Amerika yılları da uluslararası ortamları görüp sevmesini sağlıyor. Liseden sonra babasının isteği İTÜ, kendi gönlü Mülkiye’de. Bu ikilemden çıkmak için bir diplomatik taktik uyguluyor; Mülkiye’yi burslu kazandığını İTÜ’nün sınavı sırasında öğreniyor. Babasına karşı gelmek durumunda kalmamak için sınavı yarıda bırakıp çıkıyor. Böylece kalpler kırılmadan 1961 yılında Mülkiye’ye giriyor.