KILIÇ VE KURALLAR BENZETMESİ
Önce Numan Kurtulmuş’un konuşmasına geliyorum.
Numan Bey, gerçekten çok etkili bir cümleyle hatırlatıyor Gazze’deki zulmü:
“Değerli dostlarım,
Ukrayna konusunda bize rehberlik eden değerlerimiz ve ilkelerimiz Filistin için de geçerli olmalıdır. Müttefiklerin Gazze’deki soykırım kampanyasına verdikleri cılız tepki NATO’nun bölgedeki ortakları nezdindeki güvenilirliğine zarar vermektedir. Ayrıca Batı’nın çifte standartla hareket ettiği algısını da güçlendirmektedir.”
Numan Bey;
Dünyada tıkanan sistemi anlatırken Batı’nın en çok övündüğü değerleri büyük bir nezaketle ortaya koyuyor: “Mevcut uluslararası sistem bir yol ayrımında. Çok merkezli bir dünyaya doğru geçişe tanık oluyoruz. Adil ve kalıcı bir barış için etkin bir askeri caydırıcılığın yanı sıra değerlerimize ve ilkelerimize daha güçlü bir bağlılık gerekmektedir.”
BATILI BAŞKANLAR BİLİYOR AMA SUSUYOR
Brüksel’deki zirvede NATO üyesi 32 parlamento başkanı ya da vekili var. Hepsi konuşuyor. Rusya’yı işgalcilikle suçlayıp “Ukrayna” diyorlar. “Kırım” diyorlar... Ama hiçbiri Gazze’den söz etmiyor. Gazze’deki insanlık dışı soykırımı ağızlarına bile almıyor. Ve çok ilginçtir ki... Numan Bey konuştuktan sonra birçok parlamento başkanı, “Gazze’deki felakete değindiği için takdirlerini” iletiyor.
Ne tuhaf değil mi? Zulmü, ıstırabı görüyorlar. Biliyorlar... Konuşmuyorlar mı? Yoksa konuşamıyorlar mı? Yazının başında da sordum ya. Neyin korkusudur bu?
Ahlaki ve insani değerlerin, özgürlüklerin tarihteki savunucuları susuyor. Bizim Meclis Başkanımız konuşuyor. Gurur vericidir bu...
HULUSİ AKAR’IN İBRET DOLU SÖZLERİ
Milletin mabedinden yükselen ikinci ses Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’dan geliyor. Akar, İstanbul’da toplanan İstanbul Üniversitesi ile Büyük Sanat Vakfı’nın düzenlediği Savaşın ve Barışın Gölgesinde Karadeniz Zirvesi’nde Ukrayna’yı vurguladıktan sonra Gazze’deki soykırımı gündeme getiriyor. Dikkat ettim. Mesela orada da Romanya eski başbakanı konuşuyor. Ukrayna eski savunma bakanı konuşuyor. Ama en büyük Gazze ve soykırım vurgusu Akar’dan geliyor.
Hulusi Akar da Kurtulmuş gibi dünyaya, insanlık değerlerini, ahlakı ve kültürü hatırlatıyor. Yalnızca kontrolsüz ve kuralsız gücün yaratacağı kaosu anlatıyor.
Hatta Akar bunu öylesine müthiş bir örnekle yapıyor ki...
Eleştirel felsefenin babası sayılan Kant’tan bir söz aktarıyor: “Barış aklın şaheseridir.”
O zaman sormalıyız elbette. Aklın yolunda giden Batı medeniyeti neden Filistin’de barış için yeterince aklını kullanıp istekli olmuyor?
Akar bunu da kısa bir cümleyle tamamlıyor: “Müzakereci diplomasi bizim yol gösterici ilkemiz olmalıdır.”
Evet; “Müzakereci diplomasi.” Ama hayır... Şu anda gücü gösterip, sonra diplomasiyi isteyen bir anlayış hâkim.
Vurduktan sonra “barış” diyen hegemonyal bir anlayış bu.
Ders niteliğinde bir konuşma yapan Hulusi Akar’dan şu cümleyi de aktarmalıyım: “İnsan, onurlu bir yaşamı hak eder, lüks olarak değil, temel bir insan hakkı olarak hak eder.”
Evet; TBMM’den. Yani milletin Meclis’inden iki ses duydum.
Brüksel’den İstanbul’a... TBMM Başkanı Kurtulmuş ve Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar. İkisi de insanlık değerleri üzerine Batılı mevkidaşlarına nezaketin zirvelerinde birer insanlık, barış ve demokrasi resmi çizdiler.
Gurur duydum...