BAZEN ARA VERMEK İYİ GELİYOR
BENİM için sosyal medya detoksu tam da böyle bir şey. Gerçekten nefes aldırıyor. Çünkü hayatın içinde sakin, dingin gördüğüm insanlar, ekran başına geçince birden sosyal medya canavarına dönüşüyor.
Önce şunu söyleyeyim. Ben sosyal medyanın hayatımıza kattığı pek çok şeyi seviyorum. Bilgilendiriyor, eğlendiriyor, bazen de motive ediyor. Her an içinde değilim ama günün sonunda bir “Z raporu” almak için mutlaka bakıyorum.
Ama işin bir de tuhaf tarafı var.
Tanıdığım insanların sosyal medyadaki hallerini anlamakta zorlanıyorum.
Mesela Instagram... Eğlenceli, renkli, hayatımıza keyif katıyor. Buna şüphe yok. Ama o renk bazen fazla sürülüyor. İnsanlar sabah uyanır uyanmaz paylaşmaya başlıyor, gece yatana kadar hayatlarını sergiliyor. Ve çoğu zaman da ne kadar mutlu olduklarını göstermek için. Anlıyorum, sorun değil. Ama iş gerçeklikten kopma noktasına geldiğinde, birilerinin usulca hatırlatması gerekiyor. Hayat, paylaştıklarımızdan daha fazlası.
SOSYAL MEDYA DETOKSU
Bir de X var...
Twitter’dan evrilen bu mecra, bence en çok ruh değiştiren yer oldu. Başta haber alma ve fikir paylaşma için değerliydi. Ama şimdi daha çok linç kültürünün adresine dönüştü.
İşte o bahsettiğim sakin ruhlar, burada birden gözü dönmüş savaşçılara dönüşüyor. Dinlemiyor, anlamıyor, kabul etmiyor. Hoşgörü kalmıyor, empati kayboluyor. Fikirlerin tartışıldığı bir arena olması gerekirken, idam sehpası kurulmuş bir meydana dönüyor.
Ben ise sosyal medyaya biraz “fikir sörfü” yapmak için giriyorum. Eğlenmek, öğrenmek, yeni şeyler keşfetmek için... Ama ortam giderek çekilmez bir hâl alıyor.
O yüzden arada bir detoks yapıyorum. Çekiliyorum, uzaklaşıyorum.
Ve itiraf etmeliyim; çok iyi geliyor.