BENİ DURDURMAK NE MÜMKÜN
İşe, harçlıklarıyla aldığı bir Beethoven Üçüncü Senfoni’yi kendi kendine yönetmeye çalışarak başlıyor. Okuldaki müzik hocası da ona yardımcı oluyor ama yalnızca seçmeli müzik dersiyle, blok flüt çalarak olmazdı ki… İşte burada kader ona yardım ediyor, konservatuvarda ilk defa yarı zamanlı bölümü açılıyor. Devamı: “Babama orkestra şefi olma niyetimi söyleyince ‘15 yaşına kadar müzik eğitimi almamış biri nasıl orkestra şefi olabilir’ dedi ama beni durdurmak ne mümkün! Sınava girdim ve kazandım. Anadolu Lisesi’nden çıkıp akşamları konservatuvara gidiyordum.”
HARÇLIKLARIYLA İLK PİYANOSUNU ALDI
İki ayın sonunda çok iyi nota okumaya başlamıştı bile. Hocalarından Nuri Arıkan orkestra şefi olma niyetini öğrenince onu meşhur İlhan Baran’a götürdü. Hayallerine kavuşması için piyano çalmayı öğrenip tam zamanlı konservatuvarın Kompozisyon Bölümü’ne girmesi gerekiyordu. 16 yaşında, Anadolu Lisesi’nin öğlen tatillerinde piyano dersine gitmeye başladı. Bu yetersizdi; yine birikmiş harçlıklarından oluşan sermayesiyle bir piyano aldı. Yazıcı devam ediyor: “Artık normal lisedeki dersler hiç ilgimi çekmiyordu. Lisenin ilk yılının sonunda tam zamanlı konservatuvar sınavını kazandım. Babam bir sene benimle konuşmadı. Elbette sadece tutku başarılı olmak için yeterli değil. Bende şef olmak için gereken diğer meziyetler de varmış; hassas kulağım var, çok müzik dinlemişim ve sosyal zekâm da yüksekmiş.”