SANAT VE GASTRONOMİ İKİ AYRI DİSİPLİN Mİ?
Yarın Alsancak Eski Havagazı Fabrikası’nda sekizincisini yapılacak ‘Yemek ve Sanat’ temasına yoğunlaşan İzmir GastroFest’te geçen hafta yazdığım gibi birbirinden değerli, her biri işinde yaratıcılık sınırlarını zorlayan isimler var.
İGF her zamanki gibi konunun düşünsel yönlerinin tartışılacağı sabah oturumlarıyla başlıyor.
Ana konuşmacımız yapıtları dünyanın saygın müze ve koleksiyonlarında yer alan, sanatı bir onarım ve hatırlama alanı olarak tanımlayan Ahmet Güneştekin.
Kendisine bu yılın temasını anlattığımızda en az bizim kadar heyecanlanmasının, aynı doğrultuda düşünmemizin sanat ve gastronominin birlikteliğinin geleceğine hiç kuşkum yok katkısı büyük olacak.
Festival öncesi, bu akşam yurt içinden ve dışından gelen konukları ve davetli sanatçı ve basın grubunu Urla’da inşa etmekte olduğu Güneştekin Art Refinery’nin bir bölümünde ağırlamayı teklif etmesi de çok ince bir düşünceydi.
Müzenin ilk konuklarından olmak, uzun bir masa etrafında mesleğini sanata çeviren şeflerimizden Osman Sezener’in yemekleri eşliğinde sohbet etmek çok özel bir duygu.