Tatlıtuğ’un verdiği ifadeye göre aralarında şöyle bir konuşma geçiyor:
“17.09’da telefonla konuştuktan sonra, 37’nci saniyede lokasyonunu sordum. ‘Neredesin tam olarak?’ dedim. O da ‘Kardeşim Marmara Adası’na yaklaştım, akşama da Bozcaada’da olacağım hava kararmadan önce. Her şey kontrol altında merak etme’ dedi. Sonra yine ‘Bana tam olarak lokasyonunu söyle, gideceğin yerin hesabını ben de yapacağım’ dedim. Lokasyon konuşmasından hemen sonra sağanak bir rüzgârın içine girmiş gibi bir ses duydum.”
Şimdi denizci üslubuyla olayı haritadan takip ederek alt alta yazalım...
Halit Yukay saat 15.10’da Yalova’dan ayrılıyor.
Saat 17.09’da Kıvanç Tatlıtuğ’la yaptığı telefon konuşmasında “Marmara Adası”na yaklaştığını söylüyor.
Harita üzerinden hesaplama yaptığımda; Yalova’dan Marmara Adası yakınları yaklaşık 60-65 mil.
Halit Yukay saat 15.10’da Yalova’dan ayrıldığına göre ve 17.09’da Marmara Adası yakınlarında Tatlıtuğ’la konuştuğuna göre;
Yaklaşık 60 mili 2 saatte geçmiş oluyor.
Bu da ortalama 25-30 knot gibi muazzam bir hız demektir.
2 SAATTE 60 MİL MÜTHİŞ BİR HIZ
3. Zaten Tatlıtuğ’un konuşurken duyduğu ve “sağanak rüzgârın içine girmiş gibi bir ses” diye tarif ettiği an da muhtemelen çarpışma anıdır.
Ya da son anda kuru yük gemisini gördüğü saniyelerdir.
Devam edelim...
Yine Tatlıtuğ’la yaptığı konuşmadan öğreniyoruz.
Yukay şöyle diyor:
“Akşam hava kararmadan önce Bozcaada’da olacağım.”
Yine haritaya dönelim ve hesaplayalım:
Yalova-Bozcaada arası 165 mil. Hava o günlerde saat 20.30 gibi karardığına göre Halit Yukay, 5.5 -6 saatte Bozcaada’ya varmayı düşünüyor.
165 mil 6 saatte ancak ortalama 25-30 knot hızla gidilebilir.
Yine yüksek hıza geldik.
Bütün bunları birleştirirsek;
Halit Yukay kaptanın çok hızlı bir seyir yaptığını söyleyebiliriz.
Gemileri ekranda gösteren AIS sistemini düşünürsek, önceden Arel 7 kuru yük gemisini görmesi gerekiyor.Ya da Arel 7’nin gelen Graywolf teknesini görmesi gerekiyor.
Ancak kuru yük gemisinin ortalama 5.5-6 knot hızla gittiği düşünülüyor.
Bir kuru yük gemisinin bu kadar hızla üzerine gelen bir tekneden manevrayla kurtulması imkânsızdır.
Zaten biz denizciler, bu tür durumlarda böyle büyük gemilerin rotasından çekiliriz.
Çünkü onların manevra kabiliyetleri küçük teknelere göre çok daha zordur.