Rüya’nın İstanbul’daki modeli dünya genelinde yükselen ‘one stop shop’ anlayışını taşıyor. Yani müşterinin beklediği her şey -yemek, müzik, kokteyl ve atmosfer- tek bir yerde buluşuyor. Çünkü insanlar artık bir mekândan çıkıp diğerine geçmek istemiyor. Rüya yemeğin yanında iyi müzik ve güçlü bir bar kültürü de sunmaya hazırlanıyor.
Rüya’nın İstanbul’a gelişi bir restoran açılışının ötesinde; Türk mutfağının evrensel bir dile modern ve doğru bir çevirisi. Ve bu çevirinin ardında yarım asırlık bir mutfak hafızasıyla yorulmayan iki karakter var: Rasim Özkanca’nın mirasını yeniden yorumlayan oğlu Umut ve her adımda fark yaratmayı hedefleyen Ralph Radtke. Umut’un kapanış cümlesi, aslında bu hikâyenin özeti: “Biz olanı alıp yeniden evine getiriyoruz. Türk mutfağının dünyadaki yükselişi, İstanbul’da da karşılığını bulacak.”🫣