TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİ
Bu anlaşma sadece Suriye için değil, Türkiye’nin milli güvenliği açısından da kritik bir dönüm noktasıdır:- Terör koridoru engellendi: Türkiye’nin en büyük güvenlik riski olan güney sınırında terör devleti oluşma senaryosu sona erdi.
- Sınır güvenliği güçlendi: Rakka, Deyrizor ve Haseke’nin devriyle birlikte sınır hattında kontrol artık merkezi yönetimde. PKK’nın silah ve militan geçişi engellenmiş oldu.
- Göç riski azaldı: İstikrar sağlanırsa, göç akını duracak. Suriyeli sığınmacıların güvenli dönüşü için yeni zemin oluştu.
- PKK’ya lojistik ve psikolojik darbe: YPG-SDG hattı, terör örgütü için hem moral hem lojistik merkezdi. Şimdi bu hat çözüldü.
- Askeri operasyonlara gerek kalmayabilir: Diplomasiyle ulaşılan bu sonuç, Türkiye için büyük ekonomik ve siyasal maliyetlerden tasarruf anlamına geliyor.
Suriye askerleri, kontrolü ele geçirdiği Fırat’ın doğusundaki Rakka’da zafer selfisi çekerken...
BUNDAN SONRASI...
Bugünden itibaren anlaşmanın uygulanması, SDG’nin sorun çıkarmadan, oyalamadan, İsrail başta olmak üzere bölgeyi dizayn etmek isteyenlerin oyunlarından uzak kalarak gereken adımları hızla atması elzemdir. Aksi halde Şam doğuya da operasyon yapabilir. Türkiye’nin görünmez eli de yine Şam’ın yanında olacaktır. Göz önünde bulundurulması gereken bir başka husus ise örgüt içindeki çatlağın büyüme olasılığı. Bu nedenle mutabakata karşı çıkan şahin kanattan isimlerin olası provokasyonlarına karşı dikkatli olunmalı. Son olarak altı çizilmesi gereken başlıklara gelince;- Bu mutabakat, Türkiye’nin yıllardır dile getirdiği “üniter Suriye”, “silahsız SDG”, “PKK’dan arındırılmış bölge” ve “güvenli sınır kuşağı” hedeflerinin hayata geçmesi anlamına geliyor. Ve bu hedefler, savaşsız, ekonomik maliyet yaratmadan, diplomatik yolla sağlandı.
- Türkiye artık sadece
bölgesel bir aktör değil; krizin gidişatını belirleyen stratejik bir mimar. Anlaşmanın uygulanması sahada görüldükçe, bu kazanım daha net okunacak.
- Ankara, hem masada hem sahada dediğini yaptı. Suriye’de terör kuşağı değil, işbirliği zemini oluşturuldu. Bu, sadece dış politika değil, milli güvenlik tarihimize geçecek bir başarı öyküsüdür.