BİR DÜŞÜNCE KURULUŞU NEDEN ÖNEMLİDİR
BAZEN bir ülkenin kaderini belirleyen şey büyük nutuklar değil, küçük ama tutarlı akıllardır. Yüksek sesle konuşmazlar. Manşet peşinde koşmazlar. Ama karar vericilerin masasına sessizce not bırakırlar.
İstanbul merkezli Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) tam olarak böyle bir yer. Dış politika, güvenlik, Türkiye-AB ilişkileri, enerji, iklim, küresel ekonomi, silahların yayılması, siber alan...
Yani sadece bugünün değil, yarının da kriz başlıklarını konuşuyorlar. EDAM’ı asıl değerli kılan şey başlıklar değil, yöntem. Akademiyle konuşuyor, iş dünyasını dinliyor, diplomasiyi anlıyor, medyayı dışlamıyor.
Uluslararası sıralamalarda üstlerde yer alması tesadüf değil. Türkiye’den çıkan nadir “küresel ölçekte ciddiye alınan” düşünce kuruluşlarından biri olmasının nedeni de bu.
Başında Tacan İldem gibi bir diplomasi aklı, direktör koltuğunda Sinan Ülgen gibi hem Brüksel’i hem Ankara’yı bilen bir isim olunca, ortaya slogan değil analiz çıkıyor.
EDAM raporlarını okurken şunu hissediyorsunuz. Bu ülkenin tartışmaya değil, derin düşünmeye ihtiyacı var.
Kısacası EDAM, Türkiye’de dış politika tartışmalarının mutfağında çalışan, sessiz ama etkili bir akıl merkezi.🤫