EDISON’DAN ÖNCE SU IŞIK SAÇTI: AKŞAM YEMEĞİNİ GÜN IŞIĞINDA YİYECEKLER!
Saatler ilerliyor ve yemek için misafirler yavaş yavaş salonu dolduruyordu. Her şey alışıldığı gibi ilerlerken, salonun dolmasıyla bir anda aydınlanan otel, şaşkınlıklarını gizleyemeyen onlarca kişiyi kendine hayran bırakmıştı. Bu aydınlatma alışıldığı gibi loş gaz lambaları veya gazyağı lambalarının ışığından kaynaklanmıyordu. Bu çok daha aydınlık ve parlak bir ışık kaynağıydı. Kulm’un yemek salonu, sayısız elektrikli lambanın sıcak ve parlak ışığıyla gündüzü yaşıyordu. Badrutt’un oteli artık İsviçre'deki ilk elektrikli aydınlatmaya sahipti. Misafirler öyle heyecanlıydı ki, onlarca yıl sonra o aydınlığa şahit olan misafirlerden Philadelphia'lı John W. Townsend hatıra defterine, "Herkes sandalyelerinden kalkıp tezahürat yaparak peçetelerini salladı. Büyük bir heyecan vardı, çünkü daha önce çok az kişi böyle bir ışık görmüştü" diye yazmıştı. Peki ama Edison’dan 1 yıl önce Badrutt ile ortaya çıkan bu elektrikli lambalar İsviçre’yi nasıl hidroelektrik devi yaptı?
Alıntı Metni 'Yanlışlıkla' uçak düşürdüler! İran yolcu uçağını ‘savaşa istekli’ komutan mı düşürdü?
Badrutt'un sisteminin yapay zeka ile oluşturulmuş temsili görseli.KARLAR ÜLKESİNE DOĞAN GÜNEŞ! RUSLAR BAŞLATTI: KÖYÜN DERESİNİ KULLANDILAR
İsviçre kayak merkezleri ve kış turizmiyle bugün de en gözde noktalardan biri. Bu 150 yıl önce de böyleydi ve temelleri Johannes Badrutt gibi öncü ve yenilikçi dehalarla atılmıştı. Kulm Otel o günlerden bugüne ulaşan tarihi ve dünya tarihine not düştüğü ‘ilklerle’ İsviçre için önemli bir değerdi. 1878 Paris Dünya Fuarı ile başlayan hidroelektrik hareketi, İsviçre’de köylerden geçen derelerle vücut bulacaktı. Fuarda sergilenen en dikkat çekici teknik icat olan elektrikli ışık Badrutt’un dikkatini çekmeden 1 yıl önce, Rus mühendis Pavel Yablochkov, yepyeni bir karbon ark lambası türü olan 'elektrikli mumları' ile Louvre Müzesi’nin içini ilk kez aydınlatmıştı. Yablochkov'un sistemi, ilk kez ışığın 'bölünmesini' sağlayarak, aynı güç kaynağından aynı anda birkaç lambanın çalıştırılmasını sağlamıştı. Bugün 1 devre ile onlarca ışık kaynağı üretilirken, o günlerde bu durum bir devrimdi. Hayret verici bir yenilik, her göreni büyülüyordu. O zamana kadar, parafin lambaları yalnızca loş bir ışık yayabiliyor, gaz lambalarının ürettiği soluk ışık ise insanların yüzlerine yeşilimsi bir ton vererek onları hasta gibi gösteriyordu. İki kaynak da son derece yetersizdi. Elektrikli aydınlatmaların gelişiyle geceler gündüze döndü. Böylece yüksek sosyete üyelerine daha sağlıklı görünen bir ten rengi kazandırıldı. Johannes Badrutt da, Kulm Oteli'nde elektrikli aydınlatmayı kullanmaya tam da bu anda karar vermiş olacak ki, enerji kaynağını otelin yanındaki dereden sağlamak için planlar yapılmıştı.