Badrutt’un ışığının bir enerji kaynağına ihtiyaç duyduğu kaçınılmazdı. Peki ama tarihin Edison’un icadı olduğunu yazdığı ampul, ve şehirleri saran elektrik kabloları henüz yokken lambaların elektriği nasıl sağlanmıştı ki? Yoksa Edison, kendisinden önce icat edilmiş bir buluşu mu çalmıştı? Badrutt 7 kilovatlık bir hidroelektrik santrali inşa etmeye başlamıştı. Otelin yukarısındaki Brattas deresinden gelen suyla beslenen bir türbin, otelin marangoz atölyesindeki küçük bir jeneratörü çalıştırıyordu. Bu sistem İsviçre'nin ilk hidroelektrik santrali olmak üzereydi. Santral, ahşap panelli yemek salonundaki ışıklar, başka bir salonun ışıkları ve otel avlusundaki ilk elektrikli sokak lambası için yeterli gücü üretebiliyordu. Badrutt'un aydınlatma sistemi, iki karbon çubuk arasında havada bir elektrik arkı oluşturan ve makul bir süre boyunca parlak şekilde yanabilen karbon ark lambalardan oluşuyordu. Yablochkov’un sisteminin yaklaşık 90 dakika yanabildiği ve daha sonra değiştirilmesi gerektiği düşünüldüğünde Badrutt’un dehasıyla buna gerek kalmamıştı. Su, ahşap çark ve karbon çubuklarla kurulu sistemle Kulm Otel, karlar ülkesi İsviçre’nin geleceği kadar parlaktı artık.
HEYKELİ DİKİLECEK ADAM! ‘DÜNYANIN EN NORMAL ŞEYİ GİBİYDİ, YOK SAYILDI’
Otelin konukları bu büyük gelişmeden çok etkilenmiş ve bu yenilik kısa süre içinde basın tarafından da duyurulmuştu. Ancak elektrik o dönem bir devrim niteliğinde olmasına rağmen, gazeteler buna pek de hak ettiği ilgiyi göstermemişti. Neue Zürcher Zeitung Gazetesi elektrik ışığını dünyanın en normal şeyiymiş gibi yazmıştı. 22 Temmuz 1879'da yayınlanan küçük duyuru şöyleydi:Johannes Badrutt üniversiteye gitmedi veya herhangi bir resmi eğitim almadan tüm bunları başarmıştı. Gençliğinde birkaç ay Chur'da bir hırdavatçı dükkânında çalışmıştı. 1836'da ise babasının şirketinde çalışmaya başladı. Yıllar geçiyor ve artık genç adam evlilik hazırlığı yapıyordu. 1843’te evlenen Badrutt, yaşamının son günlerinde 11 çocuğu olan bir baba, İsviçre’nin elektrik gücünün öncüsüydü. Çünkü tek yenilik Kulm Oteli için yapılmamıştı. Misafirlerinin sporlarını yapabilmeleri için Badrutt bir curling pisti inşa etmişti. 22 Aralık 1880'de, otelinin önünde ilk kez curling oynandı. 1884'te St. Moritz ve Celerina arasında bir skeleton pisti inşa edildi. Ayrıca donmuş St. Moritz Gölü'nde kadınlar için kızak gezileri düzenlendi. Badrutt sadece bir otel öncüsü değil, aynı zamanda İsviçre'de elektrifikasyonun da öncüsüydü. Kulm Oteli'nin diğer ülkelere göre dönemdeki elektrifikasyonu, zengin turistleri çeken bir lükstü. Modernliği simgeliyordu ve ‘üst sınıfların’ kendilerini sıradan insanlardan ayırmasının bir yoluydu. Badrutt, 1882 tarihli bir broşürde ark lambalarını ve enerji santralini benzersiz bir satış noktası olarak kullandı ve sürekli genişleyen mülküne her türlü elektrikli lambayı kurmaya devam etti. Johannes Badrutt, misafirlere göre artık ‘heykeli dikilesi’ bir adamdı. Öyle de oldu ailesi, iş dünyası ve müşteri memnuniyeti onu otelinin de bulunduğu St. Moritz’deki büstüyle ölümsüzleştirdi.🤫