DİJİTAL BİR DİLEK, KÜRESEL BİR MESAJ
Selahattin Bilgen CEO’luğunda yönetilen kurumun inovasyon vizyonu, Ramazan konseptine de güçlü biçimde yansıyor. “Dijital Dilek Ağacı” enstalasyonu, ziyaretçilerin iyi dileklerini interaktif bir görsel şölene dönüştürüyor.
Deneyim alanlarında ise dört farklı konsept öne çıkıyor: Dijital ebru ve hat sanatından ilham alan estetik arka planlar, İstanbul’un tarihsel siluetine modern bir bakış, VR destekli fütüristik bir Ay yolculuğu ve geleneksel gölge oyununun dijital yorumu.
Kültür ve teknolojiyle zenginleşen bu atmosfer, geleneksel tatlarla tamamlanıyor.
Gün boyunca ücretsiz ikram edilen şerbet, hurma, Osmanlı macunu ve pamuk şeker gibi lezzetler, seyahati sadece bir ulaşım eylemi olmaktan çıkarıp duyusal bir bağa dönüştürmüş.
Etkinliğin belki de en anlamlı bölümü ise Ramazan Postanesi.
Yolcuların sevdiklerine yazdığı özel kartlar, havalimanı aracılığıyla dünyanın dört bir yanına ulaştırılıyor. Böylece İstanbul’dan çıkan bir mesaj, farklı kıtalarda bir iftar sofrasına dokunabiliyor.
Sonuç olarak ortaya çıkan tablo şu: Ramazan artık sadece bir inanç ayı değil, bu güzellikleri diğer nesillere ve toplumlara aktaracak bir deneyim dönemi.
Böylesine bir misyonun İstanbul’un dünyaya açılan kapısında hayat bulması ise bir o kadar umut, heyecan ve gurur verici.🤨