Sezonun sonuna bakıldığında, kişisel hedeflerin neler?
Hedeflerim kulübün hedefleriyle aynı: her şeyi kazanmak istiyoruz ve takımımızın bunu başaracak potansiyeli olduğuna inanıyorum. Kararlılıkla mücadele edeceğiz, birbirimizi destekleyeceğiz ve her hedefe ulaşmak için her zaman elimizden gelenin en iyisini yapacağız.
Bu yıl Alessia Orro ile çapraz pozisyonda oynuyorsun. Saha içinde ve dışında aranızdaki uyumu nasıl tanımlarsın?
Alessia olağanüstü bir pasör ve onunla hemen uyum sağlamak çok doğal oldu. Her zaman pozitif ve enerji dolu, onunla oynamak gerçekten bir zevk. Birlikte çok eğleniyoruz ve bu saha içinde de yansıyor.
Koç Abbondanza ile çalışmak nasıl gidiyor ve onun tarzını, geçtiğimiz sezonlarda Fenerbahçe’de birlikte çalıştığın İtalyan koçların tarzıyla nasıl karşılaştırırsın?
Her antrenörün farklı bir zihniyeti ve çalışma yöntemi vardır, bu yüzden her zaman en iyi şekilde uyum sağlamaya ve her birinden olabildiğince çok şey öğrenmeye çalışıyorum. Marcello gerçekten çok yetenekli ve onunla da yeni şeyler keşfetmeye ve bir oyuncu olarak gelişmeye devam ediyorum.
İstanbul, tarihle modernliğin iç içe geçtiği bir metropol. Şehri nasıl yaşıyorsun ve sana Küba’yı nasıl hatırlatıyor?
İstanbul, enerji dolu ve özel bir ruhu olan bir şehir. Canlılığı bana Küba’yı çok hatırlatıyor ve bu sayede çok hızlı bir şekilde uyum sağladım. En çok sevdiğim şeyler, sahil boyunca yürüyüş yapmak ve Türk mutfağını tadabileceğim yerleri keşfetmek.
Milli takımdan bahsedelim. Geçen yaz Dünya Şampiyonası’nda Türkiye finale kadar çıktı ve sadece İtalya’ya kaybetti. O turnuvadaki performansınızı nasıl değerlendiriyorsun?
Maçlar ve seyahatler arasında çok yoğun bir yaz oldu. Dünya Şampiyonası’nda başardıklarımızdan gerçekten mutlu ve memnunum: olağanüstü maçlar oynadık, her zaman elimizden gelenin en iyisini yaptık ve son sayıya kadar mücadele ettik. Finale kalmak büyük bir başarıydı ve kazandığımız madalyadan gurur duyuyorum.