‘PEHLEVİLERİN GELECEĞİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM’
Pehlevi ailesinin İran için bir seçenek olduğunu düşünmediğini ifade eden Bozkurt, “Bir defa Pehlevi ailesi İran toplumu üzerinde geleneksel hanedan imtiyazına sahip bir aile değildir. Dede Rıza Pehlevi bir darbe yapmıştır, İran’ı başka türlü yönetemeyeceğini görerek bu işi bir şahlığa çevirmiştir. Kendisi vizyoner olsa da tahsili İran’da reform yapmaya yeterli gelmemiştir. Oğlu baba Pehlevi’nin eğitimi iyidir ancak vizyoner değildir. Halihazırda zaman zaman yaptığı açıklamalarla gündeme gelen oğul Pehlevi’de ikisi de yok. Kendisi sürgünde bir delüzyonun içinde yaşıyor. Bu delüzyonun sebebi de İran diasporasıdır. Çünkü bu bahsettiğimiz diasporanın önemli bir kısmı Pehlevi devrinde kötü burjuva diyebileceğimiz imtiyazları olan sınıflar. Ve bunlar bu sebeple Pehlevi devrine bir geri dönüş bekliyorlar. Oysa benim her zaman dikkat çektiğim husus şudur: Bizim bugün 1979 devrimi öncesi İran diye gördüğümüz fotoğraflar, Tahran’daki 5 sokaktan ibaret. Yani şah rejimi taşraya ulaşmış, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir modernleşmeyi başaramadı. Yani merkezileşemedi ve tüm meşruluğunu uluslararası güçlerden aldığı desteğe dayandırdı. Petrol verdikçe, petrol imtiyazlarını dışarıya dağıtabildikçe varlık gösterdiler ve büyük ölçüde de SAVAK gibi istihbarat örgütlerini kullanarak muhalifleri kaçırıp işkencelerle öldürerek ayakta kaldılar. Bunlar bugün hiç yaşanmamış gibi davranılıyor” dedi.
1979 yılında Humeyni liderliğindeki devrimde devrilen ŞahMuhammed Rıza Pehlevi (Sağda) ve günümüzde ABD'de yaşayan Rıza Pehlevi
İran’da mevcut rejimin de muhaliflere baskı yaptığının altını çizen Bozkurt, “İran’da bugün yine rejim muhaliflerine yönelik baskılar var. O günlerde de vardı ve o günlerde yapılan baskılar, MOSSAD ve CIA gibi yabancı istihbarat örgütlerinin desteğiyle yapılıyordu. Bu bağların hâlâ devam ettiğini görüyoruz. Pehlevi ailesi bugün ABD’de ve İsrail’den de destek görmeye devam ediyor. Ama şurası çok açık: İran’ın geleceğinde Pehlevilerin yeri yok. Bunu onlar da biliyor. Bunun tarihte de çok örneği yoktur. Sürgün edilmiş bir monarkın geri gelerek iktidara geçmesi pek sık görülmemiştir. Belki Fransa’daki Temmuz Monarşisi bu konuda örnek gösterilebilir. Dolayısıyla Pehlevi’nin geri dönüp İran’ın başına geçmesi ve ardından anayasal monarşi rejimine geçilmesi başarılı olmaktan uzak bir projedir. İsrail bunun arkasında durmuş olsa da ABD de artık bunun pek mümkün olmadığının farkında. Trump’ın bu konuda yaptığı açıklamalar ortadadır, hatta Pehlevi’nin kendi annesi bile oğluna bu konuda destek vermiyor ve sadece ‘İran halkı için iyilik diliyorum’ diyor. Özetle Pehlevi, mevcut durumda İran halkının içinde bir gedik oluşturabilmek için kullanılmaktan öteye gidemedi. İran meselesi sona erdiğinde de kenara atılacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu.